ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü Rus ekonomisini hedef alan kapsamlı yeni yaptırım paketini askıya alan bir başkanlık emri imzaladı. Trump, Kongre'ye yaptığı açıklamada askıya almanın ulusal çıkar gereği olduğunu belirtti. Söz konusu yaptırım paketi, geçtiğimiz aylarda Güney Karolina Senatörü Lindsey Graham'ın adını taşıyan ve Rusya'ya yönelik daha sıkı ekonomik baskı öngören bir yasa tasarısıydı. Karar, Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği ve dizel ticareti konusunda bir anlaşma sağladığı görüşmenin hemen ardından geldi.
Yaptırım Paketinin Arka Planı
Lindsey Graham adını taşıyan yaptırım paketi, ABD Kongresi'nde iki partinin ortak desteğiyle hazırlanmıştı. Paket, Rusya'nın enerji, finans ve savunma sektörlerine yönelik yeni kısıtlamalar getiriyor; ayrıca Rus devlet bankalarına ve kritik teknoloji ihracatına sınırlamalar öngörüyordu. Yasa tasarısı, Rusya'nın Ukrayna'daki eylemleri ve diğer jeopolitik ihlalleri nedeniyle cezalandırılmasını amaçlıyordu. Trump yönetimi, yaptırımların yürürlüğe girmesi halinde küresel enerji piyasalarında istikrarsızlık yaşanabileceğini ve ABD'li şirketlerin zarar görebileceğini savunuyor.
Trump'ın açıklamasına göre, askıya alma kararı Rusya ile yapılan dizel anlaşmasının bir parçası. Anlaşma kapsamında Rusya, ABD'ye belirli miktarlarda dizel tedarik edecek ve karşılığında ABD bazı yaptırımları hafifletecek. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, "Bu anlaşma, Amerikan halkının enerji güvenliğini artıracak ve stratejik bir ortakla ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayacaktır" denildi. Ancak anlaşmanın detayları kamuoyuyla paylaşılmadı.
Kongre ve Müttefiklerden Tepkiler
Karar, Kongre'de her iki partiden de eleştiri aldı. Senatör Lindsey Graham, yaptığı açıklamada "Rusya'ya yönelik yaptırımların askıya alınması, Putin'e yanlış bir mesaj gönderir. Bu, Ukrayna'daki saldırganlığın ödüllendirilmesi anlamına gelir" dedi. Demokrat Parti kanadından gelen açıklamalarda ise Trump'ın ulusal güvenliği kişisel iş anlaşmalarına kurban ettiği öne sürüldü. Avrupa Birliği ve NATO müttefikleri de endişelerini dile getirdi. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi, "Rusya'ya yönelik yaptırımların zayıflatılması, transatlantik dayanışmaya zarar verir" ifadesini kullandı.
Rusya tarafından ise anlaşma memnuniyetle karşılandı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "ABD ile enerji alanında işbirliği, karşılıklı yarar temelinde ilerliyor. Yaptırımların askıya alınması, ilişkilerin normalleşmesi yolunda olumlu bir adım" dedi. Rus enerji şirketleri hisselerinde Cuma günü sert yükseliş yaşandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Uzmanlar, Trump'ın kararının küresel jeopolitik dengeleri sarsabileceğini belirtiyor. Rusya'ya uygulanan yaptırımlar, 2014'te Kırım'ın ilhakı sonrası başlatılmış ve Batı'nın Moskova'ya karşı en önemli baskı aracı olmuştu. Yaptırımların askıya alınması, ABD'nin Ukrayna'ya verdiği desteğin sorgulanmasına yol açabilir. Ayrıca, dizel anlaşması, küresel petrol piyasalarında arz fazlası yaratabilir ve fiyatları düşürebilir. OPEC+ ülkeleri, ABD'nin Rusya'dan dizel alımını artırmasını, kendi paylarına yönelik bir tehdit olarak görüyor.
Avrupa ülkeleri ise Rus dizeline bağımlılıklarını azaltma çabasındayken, ABD'nin Rusya ile enerji ticaretini genişletmesi, Brüksel'de rahatsızlık yarattı. Almanya ve Fransa, konuyu gelecek hafta yapılacak AB zirvesinde gündeme getireceklerini açıkladı. NATO Genel Sekreteri ise, "Müttefikler arasında istişare mekanizmaları işletilmeli" çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Rusya yaptırımlarını askıya alması, Türkiye'nin enerji ve dış politika dengeleri açısından yakından izlenmeli. Türkiye, Rusya'dan doğalgaz ve petrol ithal eden ülkeler arasında; ayrıca Batı yaptırımlarına rağmen Rusya ile ticari ilişkilerini sürdürüyor. ABD'nin yaptırımları yumuşatması, Türkiye'nin Rusya ile enerji işbirliğini derinleştirmesine olanak tanıyabilir. Ancak bu durum, Türkiye'nin NATO müttefikleriyle ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir. Özellikle Avrupa'nın Rus enerjisine bağımlılığı azaltma çabaları göz önüne alındığında, Ankara'nın Moskova ile enerji anlaşmaları Batı başkentlerinde soru işaretiyle karşılanabilir.
Öte yandan, ABD-Rusya ilişkilerinin normale dönmesi, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini de etkileyebilir. Türkiye, Montrö Sözleşmesi çerçevesinde Boğazlar'da denge politikası yürütüyor. Rusya ile ABD arasındaki yeni diyalog, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zayıflatabilir veya güçlendirebilir. Ekonomik açıdan ise dizel fiyatlarındaki olası düşüş, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını hafifletebilir. Ancak yaptırımların kaldırılması, Türk ihracatçılarının Rusya pazarında daha fazla rekabetle karşılaşmasına yol açabilir.