Fransa'nın ev sahipliği yaptığı G7 Zirvesi'nde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen görüşmenin ardından Trump, Rusya'ya Ukrayna ile barış anlaşması yapması çağrısında bulundu. Salı günü yaptığı açıklamada Trump, Rusya'nın Ukrayna ile 'bir anlaşma yapması' gerektiğini belirtirken, savaşı sona erdirmek için üzerine düşeni yapacağını ifade etti. Trump, Zelenskiy ile görüşmesini 'çok iyi' olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa'nın Biarritz kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'nde bir araya gelen Trump ve Zelenskiy, yaklaşık 30 dakika süren bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından konuşan Trump, Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi için aktif bir rol oynayacağını vurguladı. Trump, 'Rusya'nın Ukrayna ile bir anlaşma yapması gerektiğini düşünüyorum. Bu savaşın bir an önce bitmesi için elimden geleni yapacağım' dedi. Trump'ın bu açıklamaları, Ukrayna'ya askeri yardım konusunda daha önceki tutumu ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusunda belirsizlik yaratan söylemleriyle birlikte değerlendiriliyor.
Zelenskiy ise görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda kararlı olduklarını, ancak barış için her türlü diplomatik çabayı desteklediklerini ifade etti. Ukrayna lideri, ABD'nin desteğinin önemine vurgu yaparak, 'Başkan Trump ile verimli bir görüşme yaptık. Ukrayna'nın güvenliği ve Avrupa'nın istikrarı için birlikte çalışmaya devam edeceğiz' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
G7 Zirvesi, küresel ekonominin yanı sıra Ukrayna savaşı, enerji krizi ve iklim değişikliği gibi önemli konuların ele alındığı bir platform oldu. Zirvede Trump'ın Rusya'ya yönelik çağrısı, Batılı müttefiklerin Ukrayna'ya yönelik tutumu konusunda yeni bir dönemin sinyali olarak yorumlandı. Trump, daha önce Ukrayna'ya yapılan askeri yardımı sorgulayan ve Rusya'ya karşı daha yumuşak bir tutum sergileyen açıklamalarıyla biliniyor. Bu nedenle Trump'ın barış çağrısı, bazı analistler tarafından Ukrayna'nın toprak kaybına razı olması anlamına gelebileceği endişesiyle karşılandı.
Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkeler, Ukrayna'nın Rusya karşısında toprak bütünlüğünü koruması gerektiğini savunurken, Trump'ın 'anlaşma' vurgusu, Kiev yönetiminde endişe yarattı. Zirvede ayrıca ABD ve Avrupa arasında Ukrayna'ya yönelik destek konusunda görüş ayrılıkları olduğu gözlemlendi. Trump, ABD'nin Ukrayna'ya sağladığı yardımların karşılığında Avrupa'nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ima etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşının başından itibaren arabuluculuk rolü üstlenmiş ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde Karadeniz'deki güç dengesini korumaya çalışmıştır. Trump'ın Rusya ile Ukrayna arasında doğrudan bir anlaşma çağrısı, Türkiye'nin arabuluculuk pozisyonunu etkileyebilir. Eğer ABD, Rusya ile doğrudan bir diyalog başlatırsa, Türkiye'nin İstanbul süreci gibi inisiyatifleri ikinci plana atılabilir. Öte yandan, savaşın sona ermesi Türkiye'nin enerji güvenliği ve Karadeniz'deki istikrarı açısından olumlu olabilir. Türkiye, hem Ukrayna ile savunma sanayii işbirliğini hem de Rusya ile enerji ve ticaret ilişkilerini dengelemek zorundadır. Trump'ın 'hızlı çözüm' arayışı, Ankara'nın çıkarlarına uygun bir sonuç doğurabilir.