ABD'nin önde gelen haber programlarından NBC’nin Meet the Press programının sunucusu Kristen Welker, eski Başkan Donald Trump ile gerçekleştirdiği röportajın perde arkasını anlattı. Welker, Trump’ın röportajı yarıda keserek stüdyoyu terk ettiğini, ardından ise telefonla arayarak görüşmenin devamını Washington’da yapmayı teklif ettiğini söyledi. NBC News’in baş siyasi muhabiri aynı zamanda programın moderatörü olan Welker, yaşanan gergin anların detaylarını kamuoyuyla paylaştı.
Röportajın kesintiye uğraması ve Trump’ın tepkisi
Kristen Welker, katıldığı bir podcast yayınında, Trump ile yaptığı röportajın planlanandan çok daha kısa sürdüğünü belirtti. Welker’e göre, görüşme sırasında Trump’ın morali bozuktu ve bu durum röportajın akışını etkiledi. Trump, kendisini rahatsız eden şeyin ‘yıkıcı’ (disruptive) yağmur olduğunu söyledi. Welker, Trump’ın bu ifadesini aktarırken, “Kendisi, röportaj sırasında moralini bozan şeyin yağmur olduğunu söyledi. Bana ‘Bu yağmur beni rahatsız ediyor’ dedi” ifadelerini kullandı. Trump’ın söz konusu röportajda, Biden yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunduğu, özellikle göç politikaları ve ekonomik durum hakkında ağır sözler sarf ettiği biliniyor. Ancak röportajın beklenmedik bir şekilde sona ermesi, medya kulislerinde geniş yankı buldu.
Welker, Trump ile röportajın ardından yaşananları şöyle anlattı: “O anda stüdyodan çıktı ve gitti. Birkaç saat sonra beni aradı ve ‘Washington’a gel, orada devam edelim’ dedi. Kendisine ‘Elbette, memnuniyetle gelirim’ yanıtını verdim.” Welker, Trump’ın bu teklifinin samimi olduğunu ve görüşmenin ilerleyen günlerde Washington’da yapılması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Ancak kesin bir tarih henüz açıklanmadı.
Siyasi kariyer ve medya ilişkilerinde yeni bir perde
Donald Trump’ın medya ile olan gergin ilişkisi, başkanlık döneminden bu yana bilinen bir gerçek. Eski başkan, özellikle kendisine eleştirel yaklaşan yayın organlarına karşı sık sık sert tutum sergilemiş, röportajları yarıda kesmesiyle de tanınmıştı. Ancak bu kez yaşananlar, Trump’ın 2024 başkanlık seçimleri öncesinde medya ile olan ilişkisini yeniden şekillendirme çabası olarak yorumlanıyor. NBC gibi büyük bir kanalla yeniden bir araya gelme teklifi, Trump’ın hem kendi tabanına mesaj verme hem de daha geniş kitlelere ulaşma isteği olarak değerlendiriliyor.
Welker, Trump’ın röportaj sırasında aslında pek çok konuda konuştuğunu, ancak görüşmenin kısa kesilmesi nedeniyle birçok sorunun cevapsız kaldığını söyledi. Özellikle Ukrayna-Rusya savaşı, Çin ile ticaret dengesi ve iç politikadaki anlaşmazlıklar gibi konuların ikinci görüşmede ele alınması bekleniyor. NBC yetkilileri ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, Welker’in açıklamalarının ardından röportajın tam metninin yayınlanıp yayınlanmayacağı merak konusu oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
Trump’ın medyayla olan bu tür gerilimli ilişkisi, sadece ABD iç siyasetini değil, küresel kamuoyunu da etkiliyor. Eski başkanın yeniden aday olması halinde, ABD’nin dış politikasında radikal değişiklikler olabileceği öngörülüyor. Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirileri, Çin’e karşı ticaret savaşları ve Orta Doğu’daki angajmanları, uluslararası dengeleri doğrudan etkileyebilecek konular arasında. Welker ile yapılacak ikinci görüşmenin, Trump’ın bu politikalara ilişkin somut ipuçları vermesi açısından önemli olduğu düşünülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump’ın medya ile olan bu tür gerilimli anları, Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde belirsizlik yaratabilecek bir faktör olarak değerlendirilebilir. Eski başkanın yeniden iktidara gelmesi durumunda, Türkiye’ye yönelik politikalarının ne olacağı merak ediliyor. Trump döneminde Türkiye ile ABD arasında S-400 krizi ve Suriye politikaları gibi konularda ciddi anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Bu nedenle Trump’ın dış politika vizyonunu netleştirecek her türlü açıklama, Türk dış politikası açısından da yakından takip edilmeli. Ayrıca, Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirileri ve Avrupa’daki güvenlik mimarisini sorgulayan tutumu, Türkiye’nin ittifak içindeki konumunu da etkileyebilecek nitelikte.