Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de hafta sonu düzenlenen zirvede, aralarında Rusya ve İran'ın da bulunduğu yükselen güçlerin liderleri, ABD'nin Orta Doğu'da başlattığı savaşı, Washington'ın tarife kampanyasını ve yaptırım politikasını hedef alan ortak bir bildiri yayımlayarak birleşik bir cephe sergiledi. Zirve, ABD Başkanı Donald Trump'ın dış politikasına karşı alternatif bir ittifak arayışının somut göstergesi olarak yorumlandı.
Zirvenin Arka Planı ve Katılımcılar
Yeni Delhi'deki toplantıya Hindistan Başbakanı Narendra Modi ev sahipliği yaptı. Zirveye Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yanı sıra Brezilya, Güney Afrika gibi ülkelerin temsilcileri katıldı. Bu ülkeler, ABD'nin tek taraflı politikalarından duydukları rahatsızlığı dile getirerek, çok kutuplu bir dünya düzeni çağrısı yaptı.
Zirvenin ana gündem maddeleri arasında ABD'nin Orta Doğu'daki askeri müdahalesi, uygulamaya koyduğu yeni tarifeler ve İran'a yönelik yaptırımlar yer aldı. Liderler, ortak bildiride bu politikaları "uluslararası hukuka aykırı" ve "küresel istikrarı tehdit eden" uygulamalar olarak nitelendirdi.
Rusya Devlet Başkanı Putin, zirvede yaptığı konuşmada, "ABD'nin dayatmacı politikalarına karşı birlikte hareket etmeliyiz. Yeni Delhi'de aldığımız kararlar, adil bir dünya düzeni için önemli bir adımdır" dedi. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ise ülkesine uygulanan yaptırımların kaldırılması çağrısında bulunarak, "Bu yaptırımlar sadece İran halkını değil, bölge ekonomilerini de olumsuz etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Zirve, ABD'nin küresel liderlik iddiasına karşı alternatif bir blok oluşumunun sinyali olarak değerlendiriliyor. Özellikle Rusya, İran ve Çin'in yanı sıra Hindistan'ın da bu platformda yer alması, Asya ve Avrasya'da yeni bir güç dengesinin habercisi. Hindistan, geleneksel olarak bağlantısızlar hareketinin öncüsü olarak bilinirken, son yıllarda ABD ile yakınlaşma çabalarına rağmen bu zirveye ev sahipliği yaparak çok yönlü diplomasisini sürdürüyor.
Ortak bildiride ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası finans kuruluşlarında daha fazla söz sahibi olması gerektiği vurgulandı. Liderler, Batı merkezli ekonomik düzene karşı alternatif ödeme sistemleri ve ticaret mekanizmaları geliştirme konusunda mutabık kaldı. Bu kapsamda, ABD dolarına bağımlılığın azaltılması için yerel para birimleriyle ticaretin artırılması önerildi.
Zirvenin bir diğer önemli sonucu, İran'a yönelik yaptırımların delinmesi için bir mekanizma oluşturulması oldu. Rusya ve Çin, İran ile ticaretlerinde yaptırımları bypass edecek yollar arayacaklarını açıkladı. Bu durum, ABD'nin yaptırım rejiminin etkinliğini sorgulatıyor.
Analistler, zirvenin somut bir askeri ittifaka dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu, ancak ekonomik ve diplomatik alanda işbirliğinin artacağını belirtiyor. Yine de, ABD'nin küresel hegemonyasına karşı bu tür bir birleşme, uluslararası sistemdeki gerilimi artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem NATO üyesi hem de Rusya ve İran ile karmaşık ilişkilere sahip bir ülke olarak bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Yeni Delhi zirvesi, Türkiye'nin çok yönlü dış politikası için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Bir yandan, Batı ile ilişkileri gergin olan Türkiye, bu alternatif platformda yer alarak denge politikası izleyebilir. Öte yandan, ABD'nin tepkisini çekmemek için temkinli davranması gerekiyor. Zirvede alınan kararlar, özellikle yaptırımların delinmesi ve yerel para birimleriyle ticaret, Türkiye'nin Rusya ve İran ile olan ekonomik ilişkilerini etkileyebilir. Ayrıca, Orta Doğu'daki savaş ve istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, bu tür oluşumlarda yer alarak bölgesel barış ve istikrar için inisiyatif alabilir, ancak NATO müttefikleriyle bağlarını koparmadan hareket etmeli.