ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Shell, ExxonMobil, BP ve Chevron gibi büyük petrol şirketlerini, benzin fiyatlarını yapay olarak yükselterek sürücüleri mağdur etmekle suçladı. Trump, bu şirketlerin fahiş fiyat uygulamaları nedeniyle federal bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başkan, “Amerikalı aileler pompada gereğinden fazla ödeme yapıyor. Bu şirketlerin kâr hırsı, çalışan Amerikalıların sırtına biniyor” ifadelerini kullandı. Trump'ın bu çıkışı, ülkede akaryakıt fiyatlarının son aylarda rekor seviyelere ulaşmasının ardından geldi. Beyaz Saray sözcüsü, soruşturmanın Adalet Bakanlığı ve Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından yürütüleceğini belirtti.
Soruşturmanın perde arkası: Fiyat şişirme iddiaları ve şirketlerin yanıtı
Trump, söz konusu dört büyük petrol şirketinin, küresel petrol fiyatları düşmesine rağmen pompa fiyatlarını yüksek tutarak tüketiciyi sömürdüğünü öne sürdü. Başkan, “Bu şirketler milyarlarca dolar kâr ederken, vatandaşlarımız her depo doldurduğunda daha fazla ödüyor. Bu kabul edilemez” dedi. Enerji analistlerine göre, ABD'de ortalama benzin fiyatı son bir yılda yüzde 15 artışla galon başına 4 doları aşmış durumda. Bu durum, özellikle düşük gelirli aileler için ciddi bir yük oluşturuyor. Petrol şirketleri ise fiyat artışlarının küresel arz kısıtlamaları, rafineri bakımları ve nakliye maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığını savunuyor. Amerikan Petrol Enstitüsü (API) sözcüsü, “Fiyatlar piyasa koşullarına göre belirlenir. Şirketlerimiz yasalara tam uyum içinde faaliyet göstermektedir” açıklamasında bulundu. Ancak Beyaz Saray, bu savunmayı yetersiz bularak sektörde rekabetin artırılması gerektiğini vurguluyor. Soruşturma kapsamında şirketlerin iç yazışmaları, fiyatlandırma stratejileri ve arz politikaları mercek altına alınacak. Uzmanlar, Trump'ın bu hamlesinin 2025 yılında yapılacak ara seçimler öncesinde popülist bir söylem olarak da değerlendirilebileceğini belirtiyor.
Öte yandan, bu soruşturma sadece Trump dönemiyle sınırlı değil. Joe Biden başkanlığında da benzer fiyat şişirme suçlamaları gündeme gelmiş ancak somut bir yaptırım uygulanmamıştı. Trump'ın bu kez daha agresif bir tutum izlemesi, enerji sektöründe tansiyonu yükseltti. Wall Street'te işlem gören ExxonMobil hisseleri, haberin ardından yüzde 2 değer kaybetti. Analistler, soruşturmanın sektörde bir dönüm noktası olabileceğini ve şirketlerin fiyatlandırma politikalarının yeniden şekillenebileceğini öngörüyor.
Küresel boyut: Petrol fiyatları ve jeopolitik denklem
Trump'ın bu hamlesi, küresel enerji piyasalarında da yankı uyandırdı. OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntılarına gitmesiyle petrol fiyatları son aylarda dalgalı bir seyir izliyor. Brent petrolün varil fiyatı 80 dolar civarında seyrederken, ABD'deki rafineri kapasitesinin yetersizliği fiyatları daha da yukarı çekiyor. Trump, OPEC+'ı da eleştirerek “Onlar fiyatları yapay olarak yüksek tutuyor, bizim şirketlerimiz de bundan faydalanıyor” dedi. Bu açıklamalar, ABD'nin Suudi Arabistan ve Rusya ile olan enerji ilişkilerinde gerilime yol açabilir. Ayrıca, Trump'ın yerli petrol üretimini artırma vaadiyle çelişen bu söylem, Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışma yarattı. Enerji sektörüne yakın kaynaklar, soruşturmanın uzun vadede yatırımları olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Avrupa'da da benzer fiyat artışları yaşanırken, Almanya ve Fransa gibi ülkeler akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulaması getirmeyi değerlendiriyor. Trump'ın bu girişimi, küresel çapta enerji şirketlerine yönelik denetimlerin artabileceğinin sinyalini veriyor.
Uzmanlar, Trump'ın petrol şirketlerine yönelik bu sert çıkışının, aslında iklim politikalarıyla ilgili olmadığını, tamamen tüketici odaklı bir hamle olduğunu belirtiyor. Başkan, iklim değişikliği konusunda şüpheci tavrını sürdürürken, fosil yakıt şirketlerini eleştirerek tabanına hitap ediyor. Bu durum, ABD'de yeşil enerji dönüşümünü hızlandırmak isteyen Demokratları memnun etmese de, kısa vadede seçmen nezdinde popülerlik sağlayabilir. Ancak uzun vadede, bu tür fiyat şişirme soruşturmalarının enflasyonu kontrol altına almada ne kadar etkili olacağı tartışmalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın petrol devlerine yönelik soruşturması, Türkiye için akaryakıt fiyatlarının küresel dinamiklerini anlamak açısından önemli bir gösterge. Türkiye, enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı olduğu için ABD ve OPEC+ kaynaklı fiyat dalgalanmalarından doğrudan etkileniyor. Eğer soruşturma sonucunda ABD'de pompada fiyatlar düşerse, bu Türkiye'nin ithal ettiği petrol ürünlerinin fiyatına da yansıyabilir. Ancak kısa vadede Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarının düşmesi beklenmiyor. Ayrıca, Türkiye'nin enerji politikaları ve alternatif kaynak arayışı (doğalgaz ve yenilenebilir enerji) bu tür küresel hamlelerin etkisini azaltmada kritik rol oynuyor. Türkiye'nin, enerji arz güvenliğini sağlamak için hem üretici ülkelerle hem de tüketici ülkelerle dengeli bir diplomatik ilişki yürütmesi gerekiyor.