ABD Başkanı Donald Trump, yönetiminin ilk günlerinde imzaladığı bir başkanlık kararnamesiyle Hint-Pasifik Komutanlığı'nın (INDOPACOM) adını yeniden Pasifik Komutanlığı (PACOM) olarak değiştirdi. Pentagon sözcüsü, kararın komutanlığın görev tanımında veya coğrafi sorumluluk alanında herhangi bir değişikliğe yol açmadığını belirtse de, bu isim değişikliği ABD'nin Asya-Pasifik stratejisine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi. Uzmanlar, özellikle Hindistan'ın bölgedeki artan rolü ve ABD'nin Hint-Pasifik konseptine verdiği önem göz önüne alındığında, bu hamlenin sembolik bir geri adım olabileceğini yorumluyor.
Gelişmenin arka planı
Hint-Pasifik Komutanlığı, 2018 yılında dönemin Savunma Bakanı Jim Mattis tarafından Pasifik Komutanlığı'nın yerine oluşturulmuştu. Bu değişiklikle, Hindistan'ın bölgedeki stratejik ortaklığının vurgulanması ve ABD'nin Çin'in artan etkisine karşı daha geniş bir coğrafyada angaje olması amaçlanıyordu. Yeni isim, Pakistan kökenli terörist gruplara karşı Hindistan ile işbirliğini ve Güney Asya'da daha aktif bir Amerikan varlığını simgeliyordu. O dönemde, komutanlığın sorumluluk alanı genişletilerek Hindistan, Sri Lanka, Bangladeş, Nepal, Maldivler ve Bhutan'ı da içerecek şekilde 36 ülkeyi kapsar hale getirilmişti. Ancak Trump yönetiminin bu kararı, özellikle Hindistan'ın ABD ile ilişkilerinde zaman zaman yaşanan gerginliklerin gölgesinde geldi. Son yıllarda Hindistan, Rusya ile askeri işbirliğini sürdürürken, ABD ile ticaret anlaşmazlıkları yaşamıştı. Ayrıca, Hindistan'ın Çin ile sınır anlaşmazlıklarına rağmen BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi Çin liderliğindeki platformlarda yer alması, Washington'da hayal kırıklığı yaratmıştı. Trump yönetiminin bu nedenle 'Hint-Pasifik' teriminden vazgeçerek daha dar bir odaklanma sinyali verdiği düşünülüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Pasifik Komutanlığı adının geri getirilmesi, ABD'nin Asya-Pasifik müttefikleri arasında tedirginlik yarattı. Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Filipinler gibi ülkeler, ABD'nin bölgeye olan bağlılığının zayıflayabileceği endişesi taşıyor. Özellikle Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddiaları ve Tayvan'a yönelik baskıları sürerken, ABD'nin 'Pasifik'ten geri çekildiği' algısı Pekin'in elini güçlendirebilir. Öte yandan, isim değişikliğinin savunma bütçeleri veya askeri tatbikatlar üzerinde doğrudan bir etkisi olmayacak. Pentagon, komutanlığın görev tanımının aynı kaldığını vurgularken, Hint Okyanusu'ndaki varlık ve operasyonların devam edeceği belirtildi. Ancak sembolik hamleler, özellikle ittifak diplomasisinde önemli mesajlar taşır. Trump'ın ilk döneminde 'America First' politikasıyla müttefikleri yabancılaştırması ve NATO'ya yönelik eleştirileri hatırlandığında, bu adımın ABD'nin Asya-Pasifik angajmanında daha izolasyonist bir çizgiye işaret edip etmediği merak konusu. Çin'in ise bu değişikliği kendi bölgesel hedefleri lehine yorumlaması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel güç dengeleri bağlamında dolaylı öneme sahiptir. ABD'nin Asya-Pasifik'teki angajmanının şekli, NATO müttefiki olarak Türkiye'nin savunma stratejilerini de dolaylı olarak etkiler. Örneğin, ABD'nin Asya'ya yoğunlaşması, Avrupa'daki askeri varlığını azaltma riski taşır. Bu da Türkiye'nin doğu sınırlarındaki güvenlik endişeleri ve Ege'deki NATO angajmanı açısından izlenmesi gereken bir durumdur. Ayrıca, ABD-Hindistan ilişkilerindeki olası gerileme, Türkiye'nin Güney Asya politikalarını (Keşmir, Pakistan bağlamı) etkileyebilir. Ancak kısa vadede Türkiye için öncelikli konu, ABD'nin bu hamlesinin NATO'nun Doğu Kanadı'na yansımaları olacaktır.