ABD Başkanı Donald Trump, Cumartesi gecesi Ohio eyaletinin Dayton banliyösünde düzenlenen mitingde Cumhuriyetçi Parti'nin ara seçimlerden zaferle çıkacağını vaat etti. Ara seçimlere bir aydan az bir süre kala gerçekleşen miting, başkanın kırmızı eyalet turunun bir parçası olarak öne çıktı. Son anketler, Demokratlar lehine umut verici işaretler gösterirken, Trump'ın bu hamlesi parti tabanını harekete geçirme çabası olarak yorumlanıyor.
Mitingin arka planı ve siyasi dinamikler
Cumartesi akşamı Ohio'da toplanan kalabalığa seslenen Trump, ekonomik başarılarından ve göç politikalarından övgüyle söz etti. Başkan, seçmenlere Demokratların yönetimi devralması halinde ülkenin "felakete sürükleneceğini" savundu. Miting, Beyaz Saray'ın ara seçim stratejisinin bir parçası olarak, Cumhuriyetçi adaylar için motivasyon artırma amacı taşıyor. Ohio, 2016 başkanlık seçimlerinde Trump'a güçlü destek vermiş bir eyalet olarak, 2018 ara seçimlerinde de kritik bir savaş alanı olarak görülüyor.
Trump'ın konuşmasında, son dönemde gündemi meşgul eden Yüksek Mahkeme adayı Brett Kavanaugh'un onay sürecine dair doğrudan bir atıf yapılmadı; ancak başkan, yargı sistemine muhafazakâr hâkimler atama konusundaki kararlılığını yineledi. Mitingde ayrıca, Demokratların sağlık reformu ve göç konularındaki tutumları hedef alındı. Trump, "Demokratlar sınırlarımızı açmak ve suç oranlarını artırmak istiyor" diyerek seçmenleri uyardı.
Bu miting, başkanın son birkaç hafta içinde düzenlediği bir dizi etkinliğin son halkası. Trump, ara seçimlere kadar Tennessee, Mississippi ve Montana gibi eyaletlerde de mitingler düzenleyerek Cumhuriyetçi adayların kampanyalarına destek vermeyi planlıyor. Beyaz Saray yetkilileri, başkanın bu tür etkinliklerle parti tabanını konsolide etmeyi ve seçimlere katılım oranını artırmayı hedeflediğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki ara seçimler, yalnızca iç siyaseti değil, aynı zamanda küresel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Trump yönetiminin dış politikada attığı adımlar, ticaret savaşlarından NATO'ya kadar geniş bir yelpazede yankı buluyor. Özellikle Demokratların Temsilciler Meclisi'ni kazanması halinde, Trump'ın yasama gündeminin tıkanması ve dış politika hamlelerinin Kongre denetimine takılması bekleniyor. Bu durum, İran yaptırımları, Kuzey Kore ile yürütülen nükleer müzakereler ve Çin ile ticaret müzakereleri gibi kritik dosyalarda belirsizlik yaratabilir.
Öte yandan, Yüksek Mahkeme Yargıcı Samuel Alito ve Cornell Üniversitesi'nde meydana gelen saldırıda hayatını kaybeden bir kurbanın avukatının Pazar günü televizyon programlarına katılacak olması, ülke gündemini meşgul eden diğer önemli başlıklar arasında. Alito'nun katılacağı programda, yargı bağımsızlığı ve son dönemdeki tartışmalı kararlar hakkında soruları yanıtlaması bekleniyor. Cornell saldırısı ise, üniversite kampüslerinde güvenlik endişelerini yeniden alevlendirdi. Avukatın açıklamalarının, olayın hukuki boyutuna ışık tutması ve kamuoyunun merak ettiği sorulara yanıt vermesi bekleniyor.
Pazar günü yayınlanacak programlar, Trump'ın Ohio mitinginin ardından siyasi atmosferi daha da ısıtacak. Başkanın Nebraska'ya yapacağı ziyaret ise, tarım politikaları ve göçmenlik konularının öne çıkacağı bir başka önemli durak olacak. Nebraska, Cumhuriyetçi eğilimli bir eyalet olmasına rağmen, son yıllarda Demokratların kırsal kesimlerde oy oranını artırması dikkat çekiyor. Trump'ın bu ziyareti, eyaletteki Cumhuriyetçi adaylara destek vermek ve partinin bölgedeki hâkimiyetini pekiştirmek amacı taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler, Türkiye-ABD ilişkileri açısından kritik bir dönemeçte. Trump yönetiminin Kongre'deki dengeleri kaybetmesi halinde, Türkiye'ye yönelik olası yaptırım tasarılarının (örneğin CAATSA ve F-35 konuları) yeniden gündeme gelmesi ve mevcut anlaşmaların askıya alınması riski var. Ayrıca, Demokratların Kongre'de güçlenmesi, Suriye'deki PKK/YPG unsurlarına verilen desteğin sorgulanmasına yol açabilir. Türkiye, ABD iç siyasetindeki dalgalanmaları yakından izleyerek, olası bir güç değişimine karşı diplomatik esnekliğini korumaya çalışacaktır. Ekonomik açıdan ise, ABD'deki siyasi istikrarsızlık dolar kuru ve ticaret anlaşmaları üzerinden Türkiye'yi dolaylı yoldan etkileyebilir.