ABD Başkanı Donald Trump, eski İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu, İran ile yeniden savaşa girmesi halinde kendisini yalnız savaşırken bulabileceği konusunda uyardı. Axios haber sitesine Pazartesi günü yayımlanan bir röportaj veren Trump, Netanyahu'ya "Bibi, çok dikkatli olmalısın" dediğini aktardı. Bu açıklama, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin ortasında, ABD-İsrail ilişkilerinde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Trump'ın uyarısının perde arkası
Trump, röportajında Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesine atıfta bulunarak, "Ona söyledim, 'Bibi, eğer İran'la bir savaşa girersen, orada yalnız kalırsın. Amerika senin arkanda olmayacak'" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, İran'ın nükleer programına yönelik askeri bir seçeneğin masada olduğunu ancak bunun ABD'nin önceliği olmadığını vurguladı. Bu açıklamalar, Trump'ın başkanlık döneminde İran'a yönelik azami baskı politikası izlemesine rağmen, Netanyahu'nun savaş çağrılarına mesafeli durduğunu gösteriyor.
Netanyahu ise uzun süredir İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek için askeri seçeneklerin masada tutulması gerektiğini savunuyor. Ancak Trump'ın bu son uyarısı, İsrail'in ABD desteği olmadan tek başına bir askeri harekâta girişmesinin risklerini artırıyor. İsrail basını, Netanyahu'nun bu uyarıyı dikkate almadığını ve İran'a yönelik istihbarat operasyonlarını sürdürdüğünü öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Trump'ın bu açıklamaları, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getiriyor. İran, son aylarda uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırarak nükleer anlaşmaya dönme sinyalleri verirken, İsrail ise İran'ın Suriye'deki askeri varlığına yönelik saldırılarını artırdı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Trump'ın sözleri uluslararası toplumda farklı yorumlanıyor.
Uzmanlar, Trump'ın bu çıkışının, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde savaş karşıtı bir imaj çizme çabası olarak da okunabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran ile doğrudan bir savaşın bölgesel enerji piyasalarını altüst edeceğinden endişe ediyor. Rusya ve Çin ise ABD'nin bölgeden çekilmesi halinde nüfuz alanlarını genişletmeye hazırlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın Netanyahu'yu uyarması, Türkiye'nin de yakından izlediği bir gelişme. Türkiye, İran ve İsrail arasında olası bir savaşın doğrudan sınırlarına dayanacak bir krize dönüşmesinden endişe ediyor. Böyle bir çatışma, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini tehdit ederken, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığı derinleştirebilir. Ankara, bölgesel bir savaşın milyonlarca yeni mülteci akınına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile geliştirdiği ekonomik ilişkiler ve enerji iş birliği, böyle bir senaryoda büyük darbe alabilir. Bu nedenle Ankara, hem Washington hem de Tahran ile diplomasiyi sürdürerek krizin yayılmasını engellemeye çalışıyor.