Eski ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lübnan’a yönelik saldırılar konusunda küfürlü bir tartışma yaşadığını doğruladı. Trump, katıldığı bir podcast yayınında, Netanyahu’nun Lübnan’la sürekli çatışmasından rahatsız olduğunu belirterek “Bibi, bunu durdurmamız lazım” dediğini söyledi. Trump, kullandığı ifadenin “küfürlü” olduğunu kabul ederken, Netanyahu’nun da kendisine benzer bir dille karşılık verdiğini ima etti. Bu açıklama, Trump’ın görev süresi boyunca Netanyahu ile inişli çıkışlı ilişkisine ve Ortadoğu’daki dengelere yeni bir boyut kazandırdı.
Gelişmenin arka planı: Trump-Netanyahu ilişkilerinde son perde
Trump’ın sözleri, 2024 ABD başkanlık seçimleri öncesinde dikkat çekici bir diplomatik krizi işaret ediyor. Trump, 2017-2021 döneminde Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve Golan Tepeleri’ndeki egemenliğini onaylamasıyla Netanyahu’nun en yakın müttefiklerinden biri olarak biliniyordu. Ancak 2020’deki ABD başkanlık seçimlerini kaybettikten sonra Trump, Netanyahu’nun kendisini yeterince desteklemediğini iddia ederek ilişkileri soğutmuştu.
Son olarak, Trump’ın Lübnan konusunda Netanyahu’yu uyarırken küfür kullanması, iki lider arasındaki kişisel gerginliğin boyutunu gözler önüne serdi. Trump, “Lübnan’la sürekli savaşması beni biraz rahatsız etti” diyerek, Netanyahu’nun askeri stratejisini eleştirdi. Öte yandan Netanyahu cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmezken, İsrail medyası konuyu “Trump’ın alışılmadık diplomatik üslubu” olarak yorumluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Lübnan-İsrail gerilimi ve ABD etkisi
Trump’ın bu açıklaması, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Hizbullah’ın İsrail’e yönelik roket saldırılarına karşılık İsrail ordusu, Güney Lübnan’da kara harekâtı dahil olmak üzere çeşitli askeri operasyonlar yürütüyor. Bu durum, sivil kayıpların artmasına ve bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesine yol açıyor.
ABD’nin mevcut yönetimi, Joe Biden liderliğinde İsrail’in askeri operasyonlarını daha temkinli bir dille eleştirirken, Trump’ın sert sözleri Cumhuriyetçiler arasında Netanyahu’ya yönelik desteğin zayıfladığı şeklinde yorumlanıyor. Eğer Trump 2024’te yeniden başkan seçilirse, Netanyahu ile yaşadığı bu kişisel kırgınlık, ABD’nin Ortadoğu politikasında önemli bir değişikliğe neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump-Netanyahu arasındaki bu gerginlik, Türkiye’nin bölgesel çıkarları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Lübnan’daki iç istikrarsızlığın sona ermesi ve Filistin meselesinde kalıcı bir çözüm bulunması için uluslararası topluma çağrı yaparken, ABD-İsrail ittifakındaki herhangi bir çatlak Ankara’nın diplomatik manevra alanını genişletebilir. Ayrıca, Trump’ın yeniden başkan seçilmesi halinde Netanyahu ile yaşadığı bu anlaşmazlık, ABD’nin Doğu Akdeniz ve Lübnan politikalarında revizyona gidilmesine yol açabilir; bu da Türkiye’nin bölgedeki enerji ve güvenlik çıkarlarını etkileyebilir.