Myanmar'da askeri cunta ile ülkenin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren altı silahlı isyancı grup arasında diyalog kapısı aralanıyor. Tayland Dışişleri Bakanı Maris Sangiampongsa, tarafların müzakere masasına oturmaya hazır olduğunu açıkladı. ASEAN'ın Myanmar Özel Temsilcisi Ma. Theresa Lazaro, bu hafta başında Tayland'ın Pattaya kentinde askeri yönetimin müzakere heyeti ve altı etnik silahlı grupla ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Bu gelişme, üç yılı aşkın süredir devam eden iç çatışmanın ardından siyasi çözüm umutlarını yeniden canlandırdı.
Pattaya'da Diplomatik Trafik
ASEAN Özel Temsilcisi ve Doğu Timor Dışişleri Bakanı Ma. Theresa Lazaro, 22-23 Temmuz tarihlerinde Pattaya'da yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Lazaro, Myanmar ordusunun müzakereye yetkili temsilcileriyle bir araya gelirken, altı etnik silahlı grubun temsilcileriyle de ayrı ayrı toplantılar yaptı. Tayland Dışişleri Bakanı Maris Sangiampongsa, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, tarafların diyalog konusunda istekli olduğunu ve iki tarafın da görüşmelere hazır olduğunu ifade etti. Bakan, tarafların bazı ön koşullarda uzlaşmaya yakın olduğunu ancak detayların henüz netleşmediğini belirtti.
Myanmar ordusu, 1 Şubat 2021'de Aung San Suu Kyi'nin seçilmiş hükümetini devirerek yönetime el koymuştu. Darbenin ardından ülke genelinde yaygın bir direniş hareketi başlamış, çeşitli etnik silahlı gruplar da orduya karşı mücadeleye katılmıştı. Üç yılı aşkın süredir devam eden çatışmalarda binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden edildi. Birleşmiş Milletler, Myanmar'da insani durumun içler acısı olduğunu ve halkın yüzde 40'ının açlıkla karşı karşıya bulunduğunu aktarıyor.
ASEAN, 2021'de Myanmar konusunda beş maddelik bir mutabakat kabul etmiş ancak bu planın uygulanmasında ciddi ilerleme sağlanamamıştı. Örgüt, Myanmar ordusunu şiddeti durdurmaya ve diyalog başlatmaya çağırıyor. Tayland'ın son dönemde Myanmar ile yakın temasları, bölgede arabuluculuk çabalarını hızlandırmış durumda. Tayland, Myanmar ile uzun bir kara sınırına sahip olması nedeniyle çatışmalardan doğrudan etkilenen ülkelerin başında geliyor.
Bölgesel ve Uluslararası Boyut
Myanmar'daki istikrarsızlık, yalnızca ülke içinde değil tüm Güneydoğu Asya bölgesinde güvenlik ve ekonomik sorunlara yol açıyor. Çatışmalar nedeniyle yüz binlerce mülteci Tayland, Hindistan ve Bangladeş'e sığınmış durumda. Ayrıca Myanmar'dan Çin'e uyuşturucu ve dolandırıcılık ağlarıyla bağlantılı yasa dışı faaliyetler de artış gösterdi. Bölge ülkeleri, Myanmar'daki istikrarın sağlanmasının kendi güvenlikleri için önemli olduğunu vurguluyor.
Öte yandan Myanmar ordusu, ülkenin kuzeydoğusunda etkin olan bazı gruplarla ateşkes anlaşmaları imzalamış durumda. Ancak son aylarda ordunun bazı bölgelerde stratejik kayıplar yaşadığı ve Rakhine eyaletinin büyük bir kısmını kaybettiği belirtiliyor. Ordu, hâlâ nüfusun yoğun olduğu merkez bölgelerin çoğunu kontrol etse de ülke genelinde meşruiyetini sağlamakta zorlanıyor. Uluslararası toplum, askeri cuntanın meşruiyetini kabul etmiyor ve demokratik yönetime dönüşü talep ediyor.
Pattaya'daki görüşmelerin ne kadar kapsamlı olduğu ve tarafların hangi konularda mutabık kaldığı henüz ayrıntılı olarak bilinmiyor. Ancak tarafların diyalog masasına oturmaya hazır olması, diplomatik çabaların sonuç vermeye başladığının bir işareti olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki siyasi istikrar, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle geliştirdiği ilişkiler ve Hint-Pasifik stratejisi açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, ASEAN ülkeleriyle ticaret hacmini artırma ve bölgede diplomatik varlığını güçlendirme arayışında. Myanmar'da barışın sağlanması, bölgedeki insani krizin hafiflemesine ve tedarik zincirlerinin normalleşmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca Türkiye, Myanmar'da yaşanan insan hakları ihlallerine karşı uluslararası toplumla birlikte çağrılarda bulunuyor. Bu gelişme, Ankara'nın çok taraflı diplomasiye verdiği önem çerçevesinde, bölgesel barış çabalarına destek verme potansiyelini de beraberinde getiriyor.