ABD yönetimi, ticaret ortaklarına yönelik yeni gümrük vergileri getirirken, bu kararı 'zorla çalıştırma' iddialarına dayandırdı. Ancak Avustralya ve Avrupa Birliği (AB) başta olmak üzere birçok ülke, bu gerekçeyi kabul etmeyerek kararı sert bir dille kınadı. Tarifelerin, uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğu ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyeceği belirtiliyor. Gelişme, Washington ile müttefikleri arasında yeni bir ticari gerilime işaret ediyor.
Tarifelerin Gerekçesi ve Kapsamı
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), geçtiğimiz günlerde yayımladığı bildiriyle, zorla çalıştırma uygulamalarına karşı mücadele kapsamında bazı ülkelere yeni gümrük vergileri uygulanacağını duyurdu. Açıklamada, özellikle hazır giyim, tekstil ve elektronik sektörlerinde üretim yapan tedarikçilerin bu uygulamalarına dair somut kanıtlar bulunduğu öne sürüldü. Ancak hangi ürünlerin ve ülkelerin tam olarak kapsam dahilinde olduğu konusunda belirsizlik sürüyor. USTR yetkilileri, 'Bu adım, insan hakları ihlallerine karşı kararlılığımızın bir göstergesidir' ifadelerini kullandı.
Avustralya hükümeti, söz konusu tarifelerin 'ticaretin silah olarak kullanılması' anlamına geldiğini belirterek tepki gösterdi. Avustralya Ticaret Bakanı, yaptığı yazılı açıklamada, 'Bu karar, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarına açıkça aykırıdır. Zorla çalıştırma iddiaları ciddiye alınmalıdır, ancak bu konuda uluslararası iş birliği yapılmalı, tek taraflı yaptırımlara başvurulmamalıdır' dedi. AB ise konuya ilişkin yayımladığı bildiride, 'Bu tür önlemler, müttefikler arasındaki güveni zedelemekte ve küresel ticaret sistemini baltalamaktadır' ifadelerine yer verdi.
Tepkiler ve Uluslararası Boyut
Tarifelere yönelik tepkiler yalnızca Avustralya ve AB ile sınırlı kalmadı. Japonya, Güney Kore ve Kanada da benzer endişeleri dile getirdi. Japonya Ticaret Bakanlığı, 'Bu uygulamanın, tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açacağını ve nihayetinde tüketicilere yansıyacağını' belirtti. Uzmanlar, ABD'nin bu hamlesinin, COVID-19 sonrası dönemde yeniden şekillenen küresel ticaret dengelerini daha da gerginleştirebileceği görüşünde. Özellikle Çin ile yaşanan ticaret savaşının ardından müttefiklerin de hedef alınması, Washington'ın ticaret politikasında daha agresif bir çizgiye geçtiği şeklinde yorumlanıyor.
Öte yandan, zorla çalıştırma iddialarının kanıtlanması konusunda uluslararası bir denetim mekanizmasının bulunmaması, tarifelerin keyfi bir şekilde uygulanabileceği endişelerini artırıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 28 milyon insan zorla çalıştırma mağduru durumda. Ancak bu sorunun çözümü için ticaret yaptırımları yerine iş birliğine dayalı politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu yeni tarifeleri, Türkiye'nin ihracatını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, özellikle tekstil ve hazır giyim sektöründe ABD'ye önemli ölçüde ihracat yapıyor. Eğer tarifeler bu sektörleri kapsarsa, Türk ihracatçılarının rekabet gücü azalabilir. Ayrıca, ABD'nin müttefiklerine yönelik bu tutumu, Türkiye'nin ticaret ortaklıklarını gözden geçirmesine ve yeni pazarlar aramasına neden olabilir. Küresel ticarette artan korumacılık, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümesini olumsuz etkileyebilir. Bu bağlamda Ankara'nın, hem ABD hem diğer ticaret ortaklarıyla diyalog kanallarını açık tutarak olası zararları en aza indirmeye çalışması bekleniyor.