Eski ABD Başkanı Donald Trump, NATO'nun düzenlediği liderler zirvesine katılırken, ittifakın gündeminde Ukrayna'ya yönelik askeri yardımlar ve üye ülkelerin savunma harcamalarını artırma baskısı öne çıkıyor. Zirve, Brüksel'deki NATO karargahında gerçekleşirken, Trump'ın ittifaka yönelik eleştirel tutumu ve Avrupalı müttefiklerle yaşadığı gerilimler, toplantının atmosferini şekillendiriyor. Özellikle Almanya gibi büyük ekonomilerin GSYH'lerinin yüzde 2'sini savunmaya ayırma taahhüdünü tam olarak yerine getirmemesi, Trump'ın sert sözlerine hedef oluyor.
Zirvenin arka planı: Ukrayna krizi ve savunma harcamaları
NATO zirvesi, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın gölgesinde toplanıyor. İttifak üyeleri, Ukrayna'ya daha fazla askeri ve mali destek sağlama konusunda anlaşmazlıklar yaşarken, Trump'ın Ukrayna yardımlarına yönelik şüpheci tutumu Brüksel'deki müzakereleri zorlaştırıyor. Trump, daha önce Ukrayna'ya yapılan yardımların karşılıksız olduğunu ve Avrupa'nın kendi güvenliği için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini savunmuştu. Zirvede, NATO'nun savunma harcamalarını artırma hedefinin yanı sıra, ittifakın doğu kanadının güçlendirilmesi ve yeni üyelerin katılımı da ele alınıyor. İsveç ve Finlandiya'nın üyelik süreçleri de gündemdeki diğer başlıklar arasında.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, üye ülkelerin savunma harcamalarını artırmaları gerektiğini vurguladı. Stoltenberg, "Avrupa ve Kanada'daki müttefiklerimiz, toplamda yüzde 50'den fazla artışla rekor düzeyde savunma yatırımı yapıyor, ancak daha fazlasına ihtiyacımız var" dedi. Trump'ın katılımıyla birlikte, bu talebin daha da yükseleceği tahmin ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Atlantik ötesi ilişkiler sınanıyor
Zirve, sadece NATO'nun iç dinamiklerini değil, aynı zamanda ABD-AB ilişkilerini de test ediyor. Trump'ın "önce Amerika" politikası, Avrupalı müttefikler arasında endişe yaratırken, Ukrayna'ya yardım konusundaki farklı yaklaşımlar ittifak içinde derin bir ayrışmaya işaret ediyor. Öte yandan, bu toplantı, Çin'in artan nüfuzu ve Rusya'nın Ukrayna'daki saldırganlığı karşısında Batı'nın birlik mesajı verme ihtiyacını da ortaya koyuyor. Uzmanlar, Trump'ın ittifaka yönelik sert söylemlerinin NATO'nun gelecekteki etkinliği konusunda soru işaretleri doğurduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
NATO'nun savunma harcamaları ve Ukrayna'ya yardım tartışmaları, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmektedir. Türkiye, GSYH'sinin yüzde 2'sinden fazlasını savunmaya ayıran birkaç NATO üyesinden biri olarak, harcama hedefini karşılamaktadır. Ancak, Trump'ın ittifak içinde daha fazla yük paylaşımı talep etmesi, Türkiye'nin özellikle terörle mücadele ve doğu Akdeniz'deki güvenlik endişeleri konusunda NATO'dan beklentilerini etkileyebilir. Ayrıca, Ukrayna'ya yardım konusunda Türkiye'nin arabulucu rolü, bu zirvede alınacak kararlar doğrultusunda şekillenecektir. Türkiye'nin, hem Rusya ile dengeli ilişkilerini koruma hem de NATO taahhütlerini yerine getirme arasında hassas bir denge kurması bekleniyor.