ABD Başkanı Donald Trump, NATO içindeki yük paylaşımını 'tek taraflı' olarak nitelendirerek, ABD'nin müttefiklerine kıyasla orantısız bir savunma yükü üstlendiğini söyledi. Trump, 'ABD'nin bu tek taraflı yolda devam etmesi saçma. İlişki karşılıklı değil' ifadelerini kullandı. ABD lideri, özellikle Avrupalı müttefiklerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2'si olan NATO savunma harcaması hedefini karşılamadığını vurguladı. Trump'ın bu açıklamaları, NATO'nun kuruluşundan bu yana en ciddi transatlantik gerilimlerden birini işaret ediyor. Beyaz Saray'daki basın toplantısında konuşan Trump, 'Birçok ülke borcunu ödemiyor. ABD olarak biz onları koruyoruz ama onlar bizi korumuyor' dedi.
Gelişmenin arka planı: Yük paylaşımı tartışmaları
NATO üyesi ülkeler, 2014 Galler Zirvesi'nde savunma harcamalarını GSYH'nin yüzde 2'sine çıkarma taahhüdünde bulunmuştu. Ancak 2024 itibarıyla 32 üye ülkeden sadece 11'i bu hedefe ulaşabildi. Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya gibi büyük Avrupa ekonomileri hâlâ hedefin altında kalırken, Polonya, Estonya ve Letonya gibi Rusya sınırındaki ülkeler yüzde 2'nin üzerinde harcama yapıyor. ABD ise GSYH'nin yaklaşık yüzde 3,5'ini savunmaya ayırarak NATO toplam harcamalarının yüzde 68'ini karşılıyor. Trump'ın bu eleştirileri, ilk döneminde de sıkça dile getirdiği bir konuydu. 2018 Brussels Zirvesi'nde müttefikleri 'borçlu' olarak nitelendiren Trump, ABD'nin NATO'dan çekilebileceği tehdidinde bulunmuştu. Bu kez, Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde yapılan açıklamalar, ittifak içinde dayanışma endişelerini artırdı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, daha önce yaptığı açıklamalarda Avrupalı müttefiklerin harcamalarını artırdığını ancak daha fazla çaba gerektiğini belirtmişti. Trump'ın son sözleri, özellikle 2024 ABD başkanlık seçimleri öncesinde dış politika tartışmalarını alevlendirdi.
Bölgesel ve küresel boyut: NATO'nun geleceği
Trump'ın bu açıklamaları, sadece NATO içi dengeleri değil, aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında Batı ittifakının güvenilirliğini de etkileyebilir. Ukrayna'ya yapılan askeri yardımın büyük kısmını ABD sağlarken, Avrupalı müttefiklerin katkıları daha sınırlı kalıyor. Trump'ın 'karşılıklılık' vurgusu, Avrupa'nın kendi güvenliğine daha fazla yatırım yapması gerektiği yönündeki eleştirileri pekiştiriyor. Ancak diplomatik kaynaklar, NATO'nun kolektif savunma mekanizmasının ABD için stratejik bir avantaj sağladığını, Avrupa'nın savunma harcamalarını artırmasının ABD'nin yükünü hafifleteceğini belirtiyor. Öte yandan, Çin'in yükselişi ve Hint-Pasifik bölgesindeki gerilimler, ABD'nin kaynaklarını iki cepheye yayma ihtiyacını artırıyor. Avrupa ülkeleri, kendi savunma kapasitelerini geliştirme çabalarını hızlandırmış olsa da, Trump'ın söylemi Avrupa'da güven kaybına yol açabilir. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 'NATO dayanışması iki yönlüdür. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır' diyerek yük paylaşımı konusundaki hassasiyeti ifade etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise daha önce NATO'yu 'beyin ölümü' ile suçlamış ancak Ukrayna savaşı sonrası ittifakın yeniden canlandığını savunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, GSYH'nin yaklaşık yüzde 1,5'ini savunmaya ayırarak NATO'nun yüzde 2 hedefinin altında kalıyor. Trump'ın yük paylaşımı eleştirileri, Türkiye'nin savunma harcamalarını artırma baskısını dolaylı olarak artırabilir. Ancak Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük askeri modernizasyon programını yürütüyor; yerli savunma sanayii ürünleri (İHA/SİHA, milli muharip uçak KAAN) dışa bağımlılığı azaltıyor. Ayrıca Türkiye, Rusya ile ilişkileri ve S-400 krizi nedeniyle NATO'da farklı bir konuma sahip. Trump'ın tek taraflılık vurgusu, NATO'nun Türkiye'ye yönelik politikalarında da yansımalar doğurabilir. Doğu Akdeniz ve Ege'deki güvenlik dinamikleri göz önüne alındığında, Türkiye'nin müttefikleriyle koordinasyonu ve yük paylaşımındaki rolü önem kazanıyor. Türk yetkililer, NATO'nun kolektif savunma taahhüdünün (Madde 5) Türkiye için hayati olduğunu vurgularken, savunma harcamaları konusunda ekonomik koşulların dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.