İran’da bir hafta sürecek dini ve resmi cenaze törenleri, başkent Tahran’da düzenlenen ilk merasimle başladı. Ülkenin devrik dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen etkinlikte on binlerce İranlı, İstiklal Meydanı ve çevresinde toplandı. Tören, İran milli marşı ve Kuran okumalarıyla başlarken, Hamaney’in naaşı halkın katılımına açılan bir katafalkta sergilendi. Resmi kaynaklara göre, liderin cenazesi üç gün boyunca Tahran’da kalacak, ardından Meşhed ve Kum kentlerine götürülecek. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, törende yaptığı konuşmada Hamaney’in “İslam Devrimi’nin kalbi” olduğunu vurguladı.
Ayetullah Hamaney’in ardından İran’da yeni dönem
Ali Hamaney, 1989’dan bu yana İran’ın en üst dini ve siyasi otoritesiydi. Velayet-i Fakih sistemi çerçevesinde ordu, yargı ve devlet radyo televizyonu üzerinde mutlak yetkiye sahipti. Onun ölümü, İran’da 35 yıldır değişmeyen güç dengesini sarsarken, yerine kimin geçeceği sorusu gündemin ilk sırasında yer alıyor. Uzmanlar Meclisi’nin önümüzdeki günlerde yeni lideri seçmesi bekleniyor.
Hamaney’in sağlık durumu son yıllarda sık sık spekülasyon konusu oluyordu. 2022’deki Mahsa Amini protestoları sırasında halkın bir kısmı rejime karşı ayaklanmış, ancak Hamaney güvenlik güçleri aracılığıyla sert bir baskı uygulamıştı. Ölümü, rejim içinde muhafazakarlar ve reformistler arasındaki rekabeti yeniden alevlendirebilir.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran’ın dini liderinin ölümü, Ortadoğu’daki dengeleri doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Hamaney döneminde İran, Yemen’de Husiler, Lübnan’da Hizbullah ve Suriye’de Esad rejimi başta olmak üzere bölgesel müttefiklerine lojistik ve mali destek sağlamıştı. Yeni liderin bu politikaları revize edip etmeyeceği bölge ülkeleri tarafından yakından izleniyor.
Batılı ülkeler, İran’ın nükleer programı ve insan hakları ihlalleri konusunda Hamaney’i sorumlu tutuyordu. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Hamaney’in ölümü İran halkı için bir dönüm noktası olabilir” denildi. Avrupa Birliği ise yeni liderle diyalog kanallarının açık kalmasını umduğunu belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran’da Hamaney sonrası dönem, Türkiye’nin İran’la olan sınır güvenliği, enerji ticareti ve bölgesel rekabet dinamiklerini doğrudan etkileyecek. Türkiye, İran’ın nükleer müzakerelerdeki tutumundan Suriye ve Irak’taki nüfuz mücadelesine kadar pek çok konuda Tahran’la ortak zeminde buluşma veya çatışma potansiyeli taşıyan bir ilişkiye sahip. Yeni dini liderin dış politikada daha pragmatik mi yoksa daha sert mi olacağı, Ankara’nın PKK/YPG ile mücadele, Türkmen toplulukların statüsü ve Kafkasya’daki denklemlerde elini güçlendirebilir ya da zorlaştırabilir. Bu nedenle Türkiye, İran’daki liderlik değişimini stratejik bir perspektifle takip ediyor.