ABD Başkanı Donald Trump, 6 Kasım'daki ara seçimler öncesinde ülke çapında miting maratonu başlattı. Hava koşulları nedeniyle Air Force One'ın Teksas'a inememesi üzerine Trump'ın konvoyuna yönelik "Kıçınızı o arabaya atın" talimatı, başkanın mitinglerdeki sert ve doğrudan üslubunun son örneği oldu. Ancak bu mitingler, Cumhuriyetçi Parti içinde bile bazı isimlerin "seçmenler Trump'ı görmekten bıktı" endişesini dile getirmesine yol açıyor.
Mitingler: Trump markasının temel taşı
Donald Trump için mitingler, 2016 başkanlık kampanyasından bu yana siyasi markasının ayrılmaz bir parçası. Kendi seçmen tabanıyla doğrudan bağ kurduğu, medyayı ve Demokratları hedef aldığı bu etkinlikler, Trump'ın siyasi sahneye çıkışından bu yana en etkili iletişim aracı oldu. Başkan olarak da bu geleneği sürdüren Trump, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi adaylar için kampanya yürütüyor.
Ancak bu kez durum farklı. Trump'ın mitingleri, bazı Cumhuriyetçi adaylar için bir avantajdan çok bir yük haline gelmiş durumda. Özellikle banliyölerde ve ılımlı seçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde, Trump'ın varlığı seçmenleri sandıktan uzaklaştırabilir. Parti içindeki bazı stratejistler, başkanın kendisinin seçimde olmadığını, ancak seçmenlerin Trump'a dair yorgunluk yaşadığını belirtiyor.
Teksas'daki olay, Trump'ın üslubunun ve kampanya tarzının nasıl algılandığını göstermesi açısından dikkat çekici. Fırtına nedeniyle Air Force One'ın inememesi üzerine Trump, motorlu konvoyla yolculuk yapmak zorunda kaldı. Daha sonra anlattığına göre, konvoydakilere "Kıçınızı o arabaya atın" diye seslendi. Bu tür anekdotlar, Trump'ın destekçileri arasında hayranlık uyandırırken, kararsız seçmenlerde olumsuz bir izlenim bırakabiliyor.
Ara seçimler ve Cumhuriyetçi Parti'nin ikilemi
ABD'de ara seçimler, başkanın partisi için genellikle zor geçer. Tarihsel olarak, iktidardaki parti ilk ara seçimlerde önemli koltuk kayıpları yaşar. Ancak 2018 ara seçimleri, Trump'ın kişisel popülaritesinin ve mitinglerinin seçim sonuçları üzerindeki etkisi nedeniyle farklı bir dinamik taşıyor. Cumhuriyetçi Parti, Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğunu korumaya çalışırken, Senato'da da üstünlüğünü sürdürmeyi hedefliyor.
Trump'ın mitingleri, kendi tabanını harekete geçirmede etkili olabilir. Ancak bu mitingler, aynı zamanda Demokrat seçmenleri de motive ediyor. Trump karşıtı seçmenler, başkanın varlığını bir tehdit olarak algılayıp sandığa daha yüksek katılım gösterebilir. Bu durum, özellikle çekişmeli bölgelerde Cumhuriyetçi adaylar için risk oluşturuyor.
Parti içindeki bazı isimler, Trump'ın mitinglerinin adaylardan çok kendisine odaklandığını düşünüyor. Başkan, konuşmalarında sıklıkla kendi başarılarını ve Demokratlara yönelik eleştirilerini ön plana çıkarırken, yerel adaylara yeterince yer vermiyor. Bu da bazı Cumhuriyetçi adayların Trump'ın mitinglerine katılmaktan kaçınmasına neden oluyor.
Öte yandan, Trump'ın mitingleri Cumhuriyetçi Parti'nin tabanını konsolide etme açısından hala önemli. Başkanın doğrudan hitap ettiği seçmen kitlesi, partinin sadık çekirdeğini oluşturuyor. Bu nedenle Trump, parti içindeki eleştirilere rağmen mitinglerine devam ediyor ve kendi etkisini korumaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki ara seçimler, Türkiye-ABD ilişkileri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Temsilciler Meclisi'nde Demokratların çoğunluğu kazanması halinde, Türkiye'ye yönelik eleştirel tutumların artması ve özellikle Suriye, İran ve Rusya ile ilişkiler konusunda Kongre'den ek yaptırım baskıları gelebilir. Cumhuriyetçilerin her iki kanadı da elinde tutması ise Trump yönetiminin dış politikada daha rahat hareket etmesini sağlayabilir; bu da Türkiye ile yürütülen müzakerelerde (F-35, PKK/YPG, Halkbank davası) belirsizlik yaratabilir. Seçim sonuçları, Türkiye'nin ABD ile dengeli ilişki kurma çabalarını doğrudan etkileyecek.