ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Oval Ofis'te düzenlediği basın toplantısında eski Senato Çoğunluk Lideri Mitch McConnell'a (R-Ky.) sert sözlerle yüklendi. McConnell'ı 'kızgın bir adam' olarak tanımlayan Trump, eski Senato Cumhuriyetçi Lideri'ne yönelik şikayetlerini sıraladı. Başkan ayrıca Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski'yi de (R-Alaska) hedef alarak, kendisinin 'Cumhuriyetçi Parti ile sorunları olduğunu' öne sürdü. Trump'ın bu açıklamaları, Kongre'de Cumhuriyetçiler arasında devam eden iç gerilimlerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle Senato'da ek bütçe görüşmeleri öncesinde gelen bu eleştiriler, parti içi bölünmeleri daha da derinleştirebilir.
Trump-McConnell geriliminin arka planı
Trump ve McConnell arasındaki soğukluk, uzun süredir bilinen bir siyasi çekişme. McConnell, 2020 başkanlık seçimlerinin ardından Trump'ın seçim sonuçlarına itirazını desteklememiş, 6 Ocak 2021 Kongre baskınından sonra Trump'ı kınamıştı. Trump ise McConnell'ı 'Cumhuriyetçi davasına ihanet etmekle' suçluyor. Perşembe günkü açıklamalarında Trump, McConnell'ın 'Cumhuriyetçi Parti için hiçbir şey yapmadığını' iddia etti. Ayrıca Senatör Lisa Murkowski'yi hedef alan Trump, onun Alaska'nın çıkarlarını değil, Demokratlarınkini savunduğunu söyledi. Murkowski, Trump'ın 2020 seçimlerini bozma çabalarına karşı çıkan ve daha önce Trump'ı 'kamu güvenine tehdit' olarak niteleyen az sayıdaki Cumhuriyetçi senatörden biri.
Bu açıklamalar, Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerine hazırlandığı bir dönemde geliyor. Trump, halen Cumhuriyetçi seçmenler arasında güçlü bir desteğe sahip ve partinin kongre adayları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip. Ancak McConnell'ın liderliğindeki Senato Cumhuriyetçileri, Trump'ın etkisini sınırlamaya çalışıyor. Bu iç çekişme, özellikle federal bütçe ve borç limiti gibi kritik konularda Cumhuriyetçilerin tek bir ses olmasını engelliyor.
Küresel boyut: ABD iç siyasetinin yansımaları
ABD'deki bu iç siyasi kriz, küresel arenada da yankı buluyor. NATO müttefiklerinden Çin'e kadar birçok ülke, ABD'nin siyasi istikrarını yakından izliyor. Trump'ın parti içi muhaliflere yönelik saldırıları, Cumhuriyetçi Parti'nin 2024 seçimlerine bölünmüş bir halde girmesine neden olabilir. Bu durum, ABD'nin dış politikada tutarlılığını zayıflatabilir. Özellikle Ukrayna'ya yardım, Çin'e karşı ticaret politikaları ve İran nükleer anlaşması gibi konularda ABD Kongresi'nden geçmesi gereken kararlar, bu iç gerilimler nedeniyle gecikebilir. Trump'ın McConnell ve Murkowski'ye yönelik eleştirileri, aynı zamanda Cumhuriyetçi seçmen tabanını kutuplaştırarak partinin merkez sağ seçmenleri cezbetme kabiliyetini azaltabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de Cumhuriyetçi Parti içindeki bu bölünme, Türkiye-ABD ilişkileri açısından iki yönlü bir etki yaratabilir. Trump'ın yeniden başkan olması halinde, kişisel dostluğa dayalı bir ilişki kurabileceği düşünülse de, Trump'ın öngörülemezliği ve Kongre'deki Cumhuriyetçi muhalefet, ilişkilerde istikrarı zorlaştırabilir. Öte yandan, McConnell gibi geleneksel Cumhuriyetçilerin zayıflaması, Türkiye'ye yönelik Kongre baskısını (örneğin S-400 ve İnsan Hakları konularında) azaltabilir. Ancak Murkowski gibi bağımsız oy veren senatörlerin varlığı, Türkiye aleyhine kararların geçmesini kolaylaştırabilir. Genel olarak, ABD iç siyasetindeki bu belirsizlik, Türkiye'nin Washington'daki lobi faaliyetlerini ve diplomasisini daha karmaşık hale getirmektedir.