ABD Başkanı Donald Trump, yaz aylarında 20 milyar dolar değerindeki Kanada ürününe uyguladığı %50'lik gümrük vergilerinden bazı ithalat kalemlerini muaf tuttu. Kontrplak levhalar, ambalaj sandıkları ve bazı makineler için getirilen muafiyet, Maine eyaletinden Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins'e yönelik siyasi destek hamlesi olarak yorumlanıyor. Karar, eyaletin ekonomik olarak bağımlı olduğu Kanada ticaretini rahatlatmayı amaçlıyor.
Kararın Arka Planı
Trump yönetimi, geçtiğimiz yaz aylarında Kanada'dan ithal edilen 20 milyar dolar değerindeki ürüne %50 oranında gümrük vergisi getirmişti. Bu vergiler, özellikle kereste, kağıt ve enerji gibi sektörlerde Kanada ile yoğun ticari ilişkilere sahip olan Maine eyaletinde ciddi endişelere yol açmıştı. Senatör Susan Collins, eyaletinin ekonomik çıkarlarını korumak için vergilerin hafifletilmesi çağrısında bulunmuştu. Trump'ın son kararı, Collins'in bu talebine kısmi bir yanıt niteliğinde. Muafiyet kapsamına giren ürünler arasında kontrplak levhalar, ambalaj sandıkları ve bazı makineler bulunuyor. Bu ürünler, Maine'deki inşaat ve imalat sektörleri için kritik öneme sahip.
Senatör Collins, 2026'daki ara seçimlerde zorlu bir yarışa hazırlanıyor. Trump'ın bu hamlesi, Collins'in seçmen tabanına yönelik bir destek olarak görülüyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, kararın "Amerikan işletmelerini ve çalışanlarını korumak" amacıyla alındığı belirtildi. Ancak gözlemciler, muafiyetin siyasi motivasyon taşıdığını vurguluyor. Maine, 2024 başkanlık seçimlerinde Trump'ın kazandığı az sayıdaki eyaletten biri değildi; ancak Collins, eyalette popüler bir isim. Trump'ın, Cumhuriyetçi Parti içindeki müttefiklerini güçlendirmek için bu tür muafiyetleri kullandığı biliniyor.
Kanada hükümeti ise kararı temkinli karşıladı. Kanada Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "kısmi muafiyetin olumlu bir adım olduğu ancak tüm vergilerin kaldırılması gerektiği" ifade edildi. Kanada, söz konusu vergilerin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu savunuyor. ABD ile Kanada arasındaki ticaret hacmi yıllık 700 milyar doları aşıyor; bu da iki ülke arasındaki en büyük ticari ortaklıklardan biri.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın gümrük vergileri politikası, göreve geldiğinden bu yana "Amerika Birinci" yaklaşımının bir parçası. Çin'e yönelik geniş kapsamlı vergilerin ardından Kanada'ya yönelik bu hamle, ticaret savaşlarının müttefiklere de sıçrayabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür muafiyetlerin siyasi pazarlık aracı olarak kullanılmasının küresel ticaret sistemine zarar verdiğini belirtiyor. Öte yandan, Kanada'nın misilleme olarak ABD ürünlerine uyguladığı vergiler, ABD'li çiftçiler ve imalatçılar üzerinde baskı oluşturuyor. Maine gibi sınır eyaletleri, bu ticaret savaşının en çok etkilendiği bölgeler arasında. Eyaletin ormancılık ve kağıt ürünleri sektörü, Kanada ile entegre bir yapıya sahip.
Trump'ın kararı, 2024 seçimlerinin ardından Cumhuriyetçi Parti içindeki dengeler açısından da önemli. Senatör Collins, parti içinde Trump'a mesafeli duran isimlerden biri olarak biliniyor. Trump'ın bu hamlesi, Collins ile ilişkilerini yumuşatma çabası olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi çoğunluğu koruma stratejisinin bir parçası. Beyaz Saray, muafiyetin "Maine'deki küçük işletmeleri destekleyeceğini" savunuyor. Ancak Demokratlar, Trump'ın keyfi kararlarla ticaret politikasını şekillendirdiğini eleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Kanada'ya yönelik gümrük vergilerinde siyasi saiklerle muafiyet tanıması, küresel ticarette belirsizliğin arttığını gösteriyor. Türkiye, ABD ile 2023'te 30 milyar doları aşan ticaret hacmine sahip; çelik ve otomotiv gibi sektörlerde zaman zaman ek vergilerle karşılaşıyor. Trump'ın müttefiklerine yönelik bu tür adımları, Türkiye'nin de benzer muafiyetler için diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, ABD'nin ticaret politikalarındaki bu tür siyasi müdahaleler, DTÖ kurallarına olan güveni sarsarak Türkiye gibi ihracatçı ülkeler için risk oluşturuyor.