ABD Başkanı Donald Trump, çiftçilere yönelik vergiden muaf kırmızı dizel yakıtın karayolu taşımacılığında kullanımına ilişkin federal kuralları 2026 sonuna kadar esnetti. Bu karar, akaryakıt maliyetleriyle mücadele eden çiftçiler ve taşımacılar için kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, eyalet düzeyindeki vergi düzenlemeleri ve diğer yasal belirsizlikler çözümsüz kalmaya devam ediyor. Söz konusu düzenleme, tarımsal amaçlı kırmızı dizelin (off-road diesel) federal düzeyde vergiden muaf tutulmasını, ancak normalde yalnızca tarla içi kullanım için geçerli olan bu muafiyetin karayolu taşımacılığına da yayılmasını içeriyor. Karar, 2020'de yürürlüğe giren ve çiftçilerin kırmızı dizeli karayolunda kullanmasını yasaklayan önceki düzenlemeyi geçici olarak askıya alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Kırmızı dizel, yüksek sülfür içeriği ve vergi kaçakçılığını önlemek amacıyla kırmızı renklendirici katkı maddesiyle işaretlenen bir yakıt türü. ABD'de federal hükümet, bu yakıtı tarımsal faaliyetlerde kullanıldığında vergiden muaf tutuyor. Ancak karayolu taşımacılığında kullanıldığında, karayolu bakımı için alınan federal ve eyalet vergilerine tabi. 2020'de yürürlüğe giren düzenleme, çiftçilerin bu yakıtı tarladan pazara taşıma sırasında karayolunda kullanmasını yasaklamıştı. Bu yasak, özellikle orta ölçekli çiftlik sahipleri için ek maliyetler getirmişti. Trump yönetimi, 2026 sonuna kadar bu yasağı askıya alarak çiftçilere nefes aldırdı. Karar, Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve İç Gelir Servisi (IRS) tarafından yayımlanan ortak bir genelgeyle duyuruldu. Genelgede, çiftçilerin kırmızı dizeli karayolunda kullanabileceği, ancak bunun yalnızca tarımsal ürünlerin taşınmasıyla sınırlı olduğu belirtildi. Ticari taşımacılık veya başka amaçlarla kullanım yasak olmaya devam edecek.
Uzmanlar, bu kararın çiftçilerin yakıt maliyetlerini önemli ölçüde düşürebileceğini, ancak eyalet düzeyindeki vergi kurallarının hâlâ karmaşık olduğunu vurguluyor. Örneğin, Kaliforniya ve New York gibi eyaletler, kırmızı dizelin karayolunda kullanımına ilişkin kendi vergilerini uygulamaya devam ediyor. Bu eyaletlerde çiftçiler, federal muafiyetten yararlanamıyor ve ek vergi ödemek zorunda kalıyor. Ayrıca, bazı eyaletlerde kırmızı dizelin karayolunda kullanımı tamamen yasak. Bu durum, ülke genelinde tutarsız bir uygulamaya yol açıyor ve çiftçiler için belirsizlik yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump yönetiminin bu kararı, tarım sektörüne yönelik bir destek hamlesi olarak görülüyor. 2024 seçimlerinde kırsal kesimden büyük destek alan Trump, çiftçilerin ekonomik sıkıntılarını hafifletmeyi hedefliyor. Ancak karar, çevreciler tarafından eleştiriliyor. Kırmızı dizel, normal dizelden daha fazla kükürt içerdiği için hava kirliliğine yol açıyor. Çevre örgütleri, bu yakıtın karayolunda daha fazla kullanılmasının emisyonları artıracağını savunuyor. Öte yandan, akaryakıt istasyonları ve dağıtıcıları da karardan olumsuz etkilenebilir. Çünkü kırmızı dizel, vergisiz olduğu için daha ucuz ve bu durum, normal dizel satışlarını düşürebilir. Sektör temsilcileri, haksız rekabete yol açacağını belirtiyor.
Küresel ölçekte ise benzer uygulamalar farklı ülkelerde görülüyor. Avrupa Birliği'nde tarımsal amaçlı yakıtlar için vergi indirimleri mevcut, ancak karayolu taşımacılığında kullanımı sıkı denetimlere tabi. Türkiye'de ise tarımsal destek kapsamında mazot gübre desteği veriliyor, ancak kırmızı dizel gibi renklendirilmiş yakıt uygulaması bulunmuyor. Türkiye'de tarımsal amaçlı mazot kullanımı için doğrudan bir vergi muafiyeti yok; bunun yerine çiftçilere nakit desteği sağlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin kırmızı dizel düzenlemesini esnetmesi, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme değil. Ancak dolaylı olarak, Türkiye'nin tarımsal destek politikalarına ışık tutabilir. Türkiye'de çiftçiler, artan mazot fiyatlarından şikayetçi ve desteklerin yetersiz olduğunu belirtiyor. ABD'nin attığı adım, tarımsal maliyetleri düşürmeye yönelik bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, kendi tarım sektörünü desteklemek için benzer bir modeli tartışabilir. Ayrıca, küresel tarım piyasalarında rekabet koşullarını etkileyebilecek bu tür kararlar, Türkiye'nin ihracatını da dolaylı yoldan etkileyebilir. Ancak kırmızı dizelin çevresel etkileri göz önüne alındığında, Türkiye'nin daha temiz yakıt alternatiflerine yönelmesi daha uygun olacaktır.