Kanada Başbakanı Mark Carney, Avrupa'ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretle ülkesinin ekonomisini ABD'nin değişken ticaret politikalarına karşı koruma ve Donald Trump döneminde dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin ilk adımlarını attı. Carney, Almanya ve Fransa'da yaptığı görüşmelerde yeni ticaret ve yatırım anlaşmalarının sinyalini vererek Kanada'nın küresel ekonomik ortaklıklarını çeşitlendirmeyi amaçladığını vurguladı.
Carney'nin Avrupa Turu ve Ekonomik Hedefler
Mark Carney, 2025 yılında başbakanlık görevini devraldıktan sonra ilk büyük yurt dışı ziyaretini Avrupa'ya düzenledi. Berlin ve Paris'te mevkidaşlarıyla bir araya gelen Carney, Kanada'nın Avrupa Birliği ile olan Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nı (CETA) daha da derinleştirmeyi ve yeni sektörlerde iş birliğini genişletmeyi önerdi. Özellikle yeşil enerji, kritik mineraller ve yapay zeka alanlarında ortak projeler gündeme geldi.
Carney'nin bu hamlesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kanada'ya yönelik çelik ve alüminyum ithalatına ek vergiler getirmesi ve NAFTA'nın yerini alan USMCA anlaşmasını yeniden müzakere etme tehditleri sonrasında geldi. Kanada ekonomisi büyük ölçüde ABD'ye bağımlı; ihracatının yaklaşık %75'i ABD'ye gidiyor. Carney hükümeti, bu bağımlılığı azaltmak için Asya-Pasifik ve Avrupa pazarlarına yönelmeyi planlıyor.
Avrupa turu kapsamında Carney, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile de görüştü. Görüşmelerde Kanada'nın Avrupa'ya sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatını artırma ve kritik mineral tedarikinde iş birliği yapma konuları öne çıktı. Carney, "Kanada, güvenilir bir ticaret ortağı olarak Avrupa'nın enerji ve kaynak güvenliğine katkı sağlayabilir" mesajını verdi.
Küresel Ticaret Savaşları ve Kanada'nın Konumu
Trump yönetiminin korumacı politikaları, küresel ticaret dengelerini sarsmaya devam ediyor. ABD'nin Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşı ve Avrupa Birliği'ne yönelik vergi tehditleri, Kanada gibi orta ölçekli ekonomileri yeni arayışlara itiyor. Carney, bu ortamda Kanada'yı "güvenilir ve istikrarlı bir tedarikçi" olarak konumlandırmayı hedefliyor.
Uzmanlar, Carney'nin Avrupa açılımının sembolik olmaktan öteye geçmesi için somut anlaşmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. Kanada'nın Avrupa'ya olan ihracatı son yıllarda artsa da, ABD'nin payı hâlâ ezici bir üstünlüğe sahip. Carney'nin planı, önümüzdeki 5-10 yıl içinde ABD dışı pazarların payını %25'ten %40'a çıkarmayı içeriyor. Bu hedefe ulaşmak için altyapı yatırımları, liman kapasitesinin artırılması ve yeni ticaret koridorlarının kurulması gerekiyor.
Avrupa Birliği yetkilileri, Kanada ile ilişkileri güçlendirmeye sıcak bakıyor. Özellikle Almanya, enerji arz güvenliği için Kanada'dan LNG ithalatını artırmak istiyor. Fransa ise nükleer enerji ve uzay teknolojilerinde iş birliği arayışında. Carney'nin ziyareti sırasında bir dizi mutabakat zaptı imzalandığı ve teknik heyetlerin önümüzdeki aylarda detayları görüşeceği öğrenildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kanada'nın ABD'ye karşı ekonomik çeşitlendirme arayışını, kendi dış ticaret stratejisi açısından yakından izlemeli. Ankara da benzer şekilde Batı ile ilişkilerinde dalgalanmalar yaşarken Asya, Afrika ve Latin Amerika'ya yönelik açılımlar yapıyor. Carney'nin Avrupa ile kurduğu enerji ve kritik mineral iş birliği, Türkiye'nin Avrupa'ya yönelik enerji koridoru projeleriyle (TANAP, TürkAkım) paralellik taşıyor. Kanada'nın Avrupa'ya LNG satma çabası, Türkiye'nin doğalgaz merkezi olma hedefine dolaylı etki edebilir. Ayrıca, Kanada ile Türkiye arasında savunma sanayii ve ticaret anlaşmaları potansiyeli, bu süreçte yeniden gündeme gelebilir.