ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe sabahı yaptığı açıklamada, İran’a yönelik yeni hava saldırıları başlatılacağını ve stratejik öneme sahip Khark Adası’nın (Harg Adası) ele geçirileceğini söyledi. Trump, “ABD, İran’ı vuracak. Donanması, Hava Kuvvetleri, Radarları, Uçaksavarları ve tüm diğer savunma sistemleriyle birlikte ülkenin büyük kısmını hedef alacağız. Ayrıca Khark Adası‘nı da ele geçireceğiz” ifadelerini kullandı. Bu tehdit, iki ülkenin bu hafta karşılıklı saldırılarla gerginliği tırmandırdığı bir dönemde geldi. İran’ın en önemli petrol ihracat terminaline ev sahipliği yapan Khark Adası’nın ele geçirilmesi, küresel enerji piyasalarında büyük bir şok dalgası yaratabilir.
Gerginliğin Arka Planı ve Karşılıklı Saldırılar
ABD ile İran arasındaki gerginlik, son haftalarda hızla tırmanışa geçti. Geçtiğimiz hafta sonu İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de ABD savaş gemilerine yönelik saldırılarına yanıt olarak ABD, Yemen’deki hedefleri vurmuştu. Ancak Trump’ın son açıklaması, doğrudan İran topraklarını hedef alan bir tehdit olarak dikkat çekiyor. Trump, “İran’a ait tüm askeri tesisler, savunma sistemleri ve petrol altyapısı meşru hedeflerdir. Khark Adası’nın kontrolünü ele geçirerek İran’ın petrol gelirlerini kesmeyi planlıyoruz” dedi.
İran cephesinden ise sert yanıtlar gecikmedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Trump’ın tehditleri asla gerçekleşmeyecek boş laflardır. İran, topraklarını savunmak için her türlü güce sahiptir” açıklamasında bulundu. İran Devrim Muhafızları’na bağlı kaynaklar, Khark Adası çevresinde hava savunma sistemlerinin güçlendirildiğini ve adanın çevresine mayın döşendiğini iddia etti.
Uzmanlar, Trump’ın bu çıkışını, iç politikadaki zorlukları gölgelemek ve 2020 başkanlık seçimleri öncesinde milliyetçi bir duruş sergilemek olarak yorumluyor. Ancak bir adayı işgal etme tehdidi, ABD’yi İran’la doğrudan bir savaşın eşiğine getirebilir. Pentagon yetkilileri, analiz yaptıklarını ancak şu an için böyle bir harekat planının olmadığını söyledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Khark Adası, İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ından fazlasının gerçekleştiği, Basra Körfezi’ndeki en kritik noktalardan biri. Adanın ele geçirilmesi veya vurulması, küresel petrol arzında ciddi bir kesintiye yol açabilir. Petrol fiyatları, Trump’ın açıklamalarının ardından yüzde 5’in üzerinde yükseldi ve varil fiyatı 80 doların üzerine çıktı.
Bölge ülkeleri ise endişeli. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ile İran arasında bir savaşın kendi topraklarını da hedef haline getireceğini düşünerek temkinli bir tutum sergiliyor. Türkiye, Rusya ve Çin ise taraflara itidal çağrısı yaparken, Avrupa Birliği askeri çatışmanın önlenmesi için diplomatik çabaları artırmaya çağırdı.
Analistler, Trump’ın Khark Adası tehdidinin, müzakerelerde bir pazarlık kozu olarak kullanılabileceğini, ancak fiili bir işgalin ABD için lojistik ve siyasi bedeli çok yüksek bir operasyon olacağını belirtiyor. İran’ın uzun menzilli füzeleri ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi, bölgesel bir savaşı daha da olası kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye’yi hem güvenlik hem de ekonomi açısından doğrudan ilgilendiriyor. Öncelikle, olası bir çatışma Türkiye’nin güney sınırlarında istikrarsızlık yaratabilir ve İran’dan gelebilecek sığınmacı akını riskini artırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan İran’dan doğalgaz ve petrol ithalatı sekteye uğrayabilir. Khark Adası’nın vurulması halinde petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari açığını ve enerji maliyetlerini artıracaktır. Diplomatik açıdan ise Türkiye, hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran arasında denge politikası izlemek zorunda kalacak. Daha önce olduğu gibi, tansiyonun düşürülmesi için arabulucu rolü üstlenme çabası Türk dış politikasının öncelikli hedeflerinden biri olacaktır.