ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü Kanada ile devam eden ticaret savaşını daha da derinleştiren başkanlık kararnamelerini imzalayarak, Kanada menşeli süt ürünleri, motorlu taşıtlar ve çok sayıda alkollü içeceğin ABD'de satışını yasakladı. Kararnameler 29 Eylül'de yürürlüğe girecek. Trump, kararları Kanada'nın misilleme niteliğindeki gümrük tarifelerine yanıt olarak açıkladı. Bu adım, iki NATO müttefiki arasındaki ticaret gerilimini son yılların en yüksek seviyesine taşıdı.
Ticaret savaşının arka planı
Washington ile Ottawa arasındaki ticari anlaşmazlık, çelik ve alüminyum tarifeleriyle başlayıp süt ürünleri kotası ve otomotiv sektörüne yönelik karşılıklı yaptırımlarla tırmandı. Kanada, ABD'nin çelik ve alüminyum ithalatına getirdiği ek vergilere karşılık olarak, geçtiğimiz aylarda bir dizi Amerikan ürününe misilleme tarifesi uygulamıştı. Trump yönetimi, bu misillemeleri "haksız ticaret uygulamaları" olarak nitelendirerek yeni yasaklarla karşılık verdi. Kararnameler, süt ürünleri, motosikletler ve viski, şarap, bira gibi alkollü içecekleri kapsıyor. Uzmanlar, kararın ABD'deki tüketici fiyatlarını yükseltebileceği ve Kanada'nın ek misilleme adımları atabileceği uyarısında bulunuyor.
Kanada Başbakanı Justin Trudeau, kararnamelerin imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, "Kanada egemenliğine ve çalışanlarımıza yönelik bu saldırıyı kabul etmeyeceğiz" dedi. Trudeau, Ottawa'nın "orantılı ve güçlü" bir yanıt hazırladığını belirtti. Kanada hükümeti, ABD'li üreticilere yönelik yeni tarifelerin yanı sıra Dünya Ticaret Örgütü'ne (WTO) başvurmayı değerlendiriyor. Öte yandan, Amerikan Ticaret Odası ve otomotiv sektörü temsilcileri, yasağın tedarik zincirlerini bozacağı ve istihdam kayıplarına yol açacağı endişesini dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'nin geleneksel müttefiklerine karşı artan ekonomik baskı stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Trump yönetimi, görev süresi boyunca çok taraflı ticaret anlaşmalarından çekilmiş ve ikili ilişkilerde tarife silahını sıkça kullanmıştı. Kanada ile yaşanan gerilim, Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yerini alan USMCA'nın (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) ruhuna da aykırı düşüyor. Uzmanlar, bu tür yasakların küresel ticaret kurallarını aşındırdığını ve diğer ülkelerin de benzer korumacı adımlar atmasına zemin hazırlayabileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği ve Çin, gelişmeyi yakından izlerken, uluslararası ticaretin daha da parçalanabileceği endişesi hakim.
ABD'de 2024 başkanlık seçimleri yaklaşırken, Trump'ın bu hamlesi, seçmen tabanına "sert duruş" mesajı verme amacı taşıyor. Ancak yasakların, özellikle sınır bölgelerinde ve tarım sektöründe olumsuz ekonomik etkileri olabileceği değerlendiriliyor. Kanada'nın en büyük ticaret ortağı olan ABD ile yaşanan bu kriz, Kuzey Amerika'daki ekonomik entegrasyonu ciddi şekilde sarsabilir. Önümüzdeki günlerde Kanada'nın atacağı adımlar ve olası karşı yaptırımlar, ticaret savaşının seyrini belirleyecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşının derinleşmesi, küresel ticaret sisteminde korumacılığın arttığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için hem risk hem fırsat yaratabilir. ABD'nin Kanada ürünlerine uyguladığı yasaklar, benzer ürünlerde Türk ihracatçısına geçici pazar avantajı sağlayabilir; ancak diğer ülkelerin de misilleme tarifelerine yönelmesi, küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik yaratır. Ayrıca Türkiye, ABD ile yaşadığı kendi ticari sorunlarda (çelik tarifeleri, CAATSA yaptırımları) bu tür hamlelerin emsal teşkil edebileceğini dikkate almalı. NATO içi dayanışmanın zayıflaması, Ankara'nın Batı ile ilişkilerinde yeni denge arayışlarını gündeme getirebilir.