ABD Başkanı Donald Trump, jenerik ilaç ithalatına karşı 2028 yılından itibaren aşamalı olarak yüksek gümrük tarifeleri uygulamayı planlıyor. Söz konusu hamle, ilaç üretimini ABD topraklarına taşımayı hedefleyen bir sanayi politikasının parçası olarak görülüyor. Beyaz Saray yetkilileri, planın Amerikan ilaç tedarik zincirini çeşitlendirme ve Çin ile Hindistan'a olan bağımlılığı azaltma amacı taşıdığını belirtiyor.
Arka plan: İlaç tedarikinde güvenlik endişeleri
Trump yönetimi, özellikle pandemi döneminde kritik ilaç ve hammadde tedarikinde yaşanan kesintilerin ardından, jenerik ilaç üretiminin yüzde 80'inden fazlasını karşılayan Çin ve Hindistan'a olan bağımlılığı azaltma kararı aldı. Plan kapsamında, 2028 yılında yürürlüğe girecek olan ilk aşamada, jenerik ilaçlara yüzde 10 ilave gümrük vergisi uygulanması, sonraki yıllarda ise bu oranın kademeli olarak yüzde 100'e çıkarılması öngörülüyor.
Uzmanlara göre, bu politika ABD ilaç pazarında kısa vadede fiyat artışlarına yol açabilir. Jenerik ilaçlar, ABD'de reçeteli ilaçların yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyor. Hastalar ve sigorta şirketleri, artan maliyetlerin ilaç erişimini olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Ancak yönetim, uzun vadede yerli üretimin artmasıyla fiyatların düşeceğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Hindistan ve AB tepkisi
Dünyanın en büyük jenerik ilaç üreticisi konumundaki Hindistan, ABD'nin bu hamlesine sert tepki gösterdi. Hint yetkililer, tarifelerin Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu ve küresel ilaç ticaretini bozacağını ifade etti. ABD pazarına en çok jenerik ilaç ihraç eden ülkeler arasında Hindistan ilk sırada yer alıyor; onu Çin ve İrlanda takip ediyor. Avrupa Birliği de benzer endişelerle süreci yakından izliyor. AB yetkilileri, orantısız ticaret önlemlerine karşı misilleme yapabileceklerinin sinyalini verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, jenerik ilaç üretiminde güçlü bir konuma sahip olmasa da, bu politika değişikliği dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye'nin ilaç hammaddesi ithalatında Çin ve Hindistan'a bağımlılığı, benzer tedarik zinciri risklerini beraberinde getiriyor. ABD'nin yerli üretim teşvikleri, küresel ilaç şirketlerinin yatırım kararlarını etkileyebilir; bu durum Türkiye için de potansiyel bir fırsat sunabilir. Öte yandan, ABD pazarına yönelik Türk ilaç ihracatı sınırlı olduğundan, tarifelerin doğrudan etkisi kısıtlı kalacaktır. Türkiye, kendi ulusal ilaç stratejisini geliştirirken, bu gelişmeyi dikkate almalı ve yerli üretimi artırma çabalarını hızlandırmalıdır.