ABD Başkanı Donald Trump, tarihte ilk kez eyaletlere sağlanan işsizlik yardımlarını, söz konusu eyaletler yönetimin yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele kampanyasına işbirliği yapmadığı takdirde kesmekle tehdit etti. Çalışma Bakanlığı yetkilileri, bu hamlenin eyalet valilerini ‘uyarı niteliği taşıdığını’ belirtirken, eleştirmenler adımı siyasi bir baskı aracı olarak değerlendiriyor. Beyaz Saray Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, federal fonların kötüye kullanılmasının önlenmesinin öncelikleri olduğunu vurguladı.
Dolandırıcılık İddiaları ve Yönetimin Tepkisi
Trump yönetimi, özellikle COVID-19 salgını sırasında artan işsizlik başvurularında büyük çaplı dolandırıcılık yapıldığını iddia ediyor. Çalışma Bakanı, eyaletlerin bu konuda yeterli önlem almadığını ve federal fonların israf edildiğini savundu. Dün yapılan basın toplantısında, ‘Eyaletler, bu hırsızlığa göz yummaya devam ederse, tüm işsizlik yardımlarını durduracağız’ ifadesini kullandı. Uzmanlar, bu tehdidin hukuki olarak uygulanabilirliği konusunda şüpheli olduğunu, zira işsizlik sigortası programlarının eyaletler tarafından yönetildiğini ancak federal yasalar çerçevesinde finanse edildiğini belirtiyor.
Geçtiğimiz hafta Kongre’de yapılan oturumda, bazı Cumhuriyetçi senatorler, pandemi döneminde işsizlik fonlarının %10’una kadarının dolandırıcılık yoluyla kaybedildiğini iddia etti. Ancak bu rakamın doğruluğu bağımsız denetçiler tarafından teyit edilmiş değil. Demokratlar, Trump yönetiminin bu hamlesini, seçim öncesi popülist bir söylem olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD’de federalizm ve eyalet hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Birçok vali, Biden yönetiminin aksine Trump’ın merkeziyetçi bir yaklaşımla eyaletlerin yetkilerini gasp ettiğini söylüyor. New York Valisi Kathy Hochul, ‘Federal hükümetin bir kolu olmadığımızı hatırlatmak isterim’ dedi. Ekonomistler, işsizlik yardımlarının kesilmesi halinde özellikle düşük gelirli ailelerin ciddi sıkıntı yaşayacağını ve tüketimin daralacağını belirtiyor. Küresel ölçekte ise ABD’nin iç siyasetindeki bu tür hamleler, uluslararası yatırımcılar için belirsizlik yaratıyor. IMF, ABD ekonomisindeki olası bir daralmanın dünya ekonomisine yansıyacağı uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD’nin iç siyasetindeki kutuplaşmanın derinleştiğini göstermesi bakımından önemli. Türkiye, ABD ile ticaret ve yatırım ilişkilerinde istikrarı önemsiyor. Trump’ın bu tür popülist hamleleri, ABD ekonomisinde dalgalanmaya yol açabilir. Türkiye’nin dolar cinsinden borçları ve dış ticaretinin büyük kısmının ABD ile olması nedeniyle, Amerikan ekonomisindeki belirsizlik Türkiye'yi de etkileyebilir. Ayrıca, bu hamle ABD’nin sosyal güvenlik ağının zayıflamasına yol açarsa, küresel piyasalarda risk iştahının azalması ve gelişmekte olan ülkelere sermaye akışının yavaşlaması söz konusu olabilir.