ABD Senatosu'nda bir grup senatör, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in seyahat bütçesini dondurma girişimi başlattı. Gerekçe olarak, Pentagon'un ABD-İran savaşının başında İran'da bir kız okulunu hedef alan hava saldırısı ve uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen teknelere yönelik operasyonlar hakkında Kongre'ye yeterli bilgi vermemesi gösteriliyor. Senatörler, Savunma Bakanlığı'nın bu iki olayla ilgili ayrıntılı bir brifing sunana kadar Hegseth'in resmi seyahatler için kullanacağı fonları serbest bırakmayacak.
Gelişmenin arka planı
ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları, özellikle de Tahran yakınlarındaki bir kız okulunun bombalanması, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Olayda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiği bildirilirken, Pentagon başlangıçta hedefin bir askeri tesis olduğunu öne sürmüş, ancak daha sonra yapılan bağımsız araştırmalar okulun vurulduğunu ortaya koymuştu. Benzer şekilde, Basra Körfezi'nde uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen balıkçı teknelerine düzenlenen saldırılarda da sivil kayıplar yaşandığı iddiaları gündeme gelmişti.
Senatörler, özellikle Demokrat kanattan gelen bu hamle, Hegseth'in seyahat bütçesini kilitleyerek Bakanlık üzerinde baskı kurmayı hedefliyor. Senato tahsisat komitesi üyesi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili, “Bu olaylarla ilgili net bir hesap verilmeden, Bakan'ın yurtdışı seyahatleri için vergi mükelleflerinin parasını kullanmasına izin veremeyiz” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerginliği, özellikle İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve ardından gelen karşılıklı misillemelerle birlikte Ortadoğu'da tırmanışa geçmişti. İran'daki kız okulu bombalaması, bu çatışmanın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne sererken, ABD iç siyasetinde de tartışmalara yol açtı. Hegseth'in operasyonları savunma şekli, bazı senatörler tarafından “savaş suçu” olarak nitelendirilirken, Pentagon ise operasyonların meşru müdafaa kapsamında olduğunu savunuyor.
Öte yandan, uyuşturucu teknesi saldırıları, ABD'nin bölgedeki uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele stratejisini de sorgulatıyor. Birleşmiş Milletler raporları, bu tür operasyonlarda çoğu zaman sivil balıkçıların hedef alındığını ve bunun insani krizi derinleştirdiğini belirtiyor. Senatörler, Pentagon'un bu operasyonlara ilişkin hukuki dayanak ve istihbarat paylaşımını yapmamasının, Kongre'nin denetim yetkisini zayıflattığını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri operasyonlarının iç siyasette yarattığı gerilimi gösteriyor. Türkiye, uzun süredir bölgede sivillerin hedef alınmasını eleştirirken, ABD'nin kendi iç denetim mekanizmalarının bu tür olayları sorguluyor olması, uluslararası insancıl hukukun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye'nin Irak ve Suriye'de yürüttüğü operasyonlar da benzer tartışmalara konu olduğundan, bu süreçte ABD'nin alacağı kararlar, Ankara'nın uluslararası arenadaki pozisyonunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve sınır güvenliği açısından riskleri beraberinde getiriyor.