ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a yönelik yeni askeri saldırılar emredebileceği bildiriliyor. Middle East Eye’ın haberine göre, Beyaz Saray’da yapılan değerlendirme toplantılarında, İran’ın nükleer programı ve bölgedeki milis güçlerine yönelik yeni bir askeri harekat seçeneği masaya yatırıldı. Henüz resmi bir karar alınmamış olsa da, Trump yönetiminin özellikle İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ve ABD çıkarlarını tehdit eden eylemlere karşı sert bir yanıt vermeye hazırlandığı belirtiliyor. Gelişme, Orta Doğu’da tansiyonun yeniden yükselmesine neden olurken, uluslararası toplum da taraflara itidal çağrısı yapıyor.
Gelişmenin arka planı
Habere göre, ABD’li yetkililer İran’ın son aylarda nükleer faaliyetlerini hızlandırdığına ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD üslerine yönelik saldırıları artırdığına dair istihbarat raporları alıyor. Özellikle Irak ve Suriye’deki Amerikan askeri varlığına yönelik insansız hava aracı (İHA) ve roket saldırılarının arttığı kaydediliyor. Trump yönetimi, 2020 yılında İranlı general Kasım Süleymani’yi öldüren saldırının ardından, Tahran’ı caydırmak için “maksimum baskı” politikasını sürdürüyor. Ancak son dönemde İran’ın nükleer anlaşma müzakerelerini askıya alması ve uranyumu yüzde 60 saflığa kadar zenginleştirmesi, Washington’da askeri seçeneğin yeniden gündeme gelmesine yol açtı.
Uzmanlar, Trump’ın ikinci döneminin son aylarına yaklaşırken, İran’a karşı sert bir hamle yaparak siyasi mirasını güçlendirmek isteyebileceğini belirtiyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, İran’ın saldırgan tutumunun kabul edilemez olduğu ve “gerekli tüm önlemlerin alınacağı” vurgulandı. İran ise, ABD’nin olası bir saldırısına “ezici bir yanıtla” karşılık vereceğini duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni bir askeri çatışma, Orta Doğu’daki dengeleri alt üst edebilir. İran’ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırı, Tahran’ı nükleer silah geliştirmeye itebilir veya bölgesel savaşı tetikleyebilir. Basra Körfezi’ndeki petrol ulaşım yollarının kapanması, küresel enerji fiyatlarında ani yükselişe neden olabilir. İsrail, olası bir ABD operasyonunu desteklerken; Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, kendi topraklarının hedef alınmasından endişe ediyor. Rusya ve Çin, askeri müdahaleye karşı çıkarak diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Avrupa Birliği ise, nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için son bir girişimde bulunmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliğinin tırmanması, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Türkiye, İran’la sınır komşusu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran’dan karşılaması nedeniyle olası bir çatışmada ekonomik ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, Irak ve Suriye’deki vekil güçlerin hareketlenmesi, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarını ve PKK/YPG ile mücadelesini etkileyebilir. Ankara, diplomatik kanalları açık tutarak hem Washington hem de Tahran’la iletişimi sürdürmeye çalışıyor. Bölgesel istikrarın bozulması, Türkiye’nin ekonomik hedefleri ve enerji güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturuyor.