ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik politikası, beklenmedik bir şekilde kontrol edilemeyen bir savaşa dönüşmüş durumda. Trump, 2020 başlarında İranlı General Kasım Süleymani’yi öldürme emri vererek başlayan krizi sonlandırmak istese de, bölgedeki aktörler farklı hedefler peşinde koşuyor. İran, İsrail ve Hizbullah’ın kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi, çatışmanın derinleşmesine yol açıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, 2018’de ABD’yi nükleer anlaşmadan çekerek İran’a maksimum baskı politikası uygulamaya başlamıştı. Ancak bu politika, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi hızlandırması ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla saldırılarını artırmasıyla sonuçlandı. Ocak 2020’de Süleymani’nin öldürülmesi, İran’ın ABD üslerine füze saldırısı düzenlemesine ve Ukrayna uçağının düşürülmesine neden oldu. Trump, askeri gerilimin tırmanmasını istemediğini belirtse de, İran ve İsrail arasındaki gölge savaş şiddetlendi.
İsrail, İran’ın Suriye ve Lübnan’daki varlığına sık sık hava saldırıları düzenlerken, Hizbullah da İsrail sınırında gerilimi artırdı. İran, nükleer programını sürdürürken, yeni ABD yönetimiyle müzakerelere sıcak baktığını ancak koşulları kendisinin belirleyeceğini duyurdu. Trump’ın “savaşı bitirme” vaadi, bu hesapların tam ortasında kalmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ortadoğu’daki bu gerginlik, petrol fiyatlarında dalgalanmalara ve küresel güvenlik endişelerine yol açıyor. ABD’nin Irak ve Suriye’deki askeri varlığı, İran yanlısı milislerin saldırılarıyla karşı karşıya. Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarında İran’dan destek alıyor. İsrail, İran’ın nükleer tesislerine siber saldırı ve sabotaj düzenlemekle suçlanıyor. Tüm bu gelişmeler, Trump’ın barış çağrılarının aksine, bölgenin silahlanma yarışına sürüklendiğini gösteriyor.
Avrupa Birliği ve Rusya, tarafları diyaloğa çağırırken, ABD’nin çekilmesiyle oluşan güç boşluğu Çin’in de ilgisini çekiyor. Çin-İran arasında imzalanan 25 yıllık stratejik işbirliği anlaşması, ABD’nin hegemonik etkisini sınırlıyor. Trump’ın kontrol edemediği bu savaş, Ortadoğu’nun gelecekteki haritasını yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de İsrail ile dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışırken, İran’daki gerilim güney sınırlarında güvenlik riski oluşturuyor. Suriye’de İran destekli güçlerin varlığı, Türkiye’nin askeri operasyonlarını etkiliyor. Ayrıca, ABD yaptırımları nedeniyle İran’la ticaret hacmi düşen Türkiye, enerji ithalatında alternatif arayışına girdi. İran-İsrail çatışmasının tırmanması, Türkiye’nin enerji merkezi olma hedefini riske atabilir. Ankara, bölgesel istikrar için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.