ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik devam eden hava saldırıları sırasında Truth Social hesabını adeta bir savaş günlüğüne dönüştürdü. Uzaktaki şiddeti, Amerikan askeri gücünü yücelten videolar ve fotoğraflarla takipçilerine sunan Trump'ın bu paylaşımları, silahlı kuvvetlerin gücünü kişisel bir propaganda aracına çevirdiği eleştirilerine yol açtı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, operasyonların amacı İran'ın nükleer ve füze kapasitesini etkisiz hale getirmek.
Savaşın sosyal medyada sunumu
Trump, son günlerde Truth Social profilinde F-35 savaş uçaklarının gece kalkış görüntüleri, bombalama anlarının termal kamera kayıtları ve askeri yetkililerle yapılan brifinglerden kısa klipler paylaştı. Her bir gönderiye 'Amerika'nın gücü', 'Büyük zafer' gibi yorumlar ekledi. Bu paylaşımların bazıları milyonlarca kez izlendi. Ancak uzmanlar, bu tür bir paylaşımın savaşın vahşetini maskelediğini ve düşmanı şeytanlaştırarak kamuoyu desteğini artırmayı hedeflediğini belirtiyor.
İran cephesinden ise benzer bir sosyal medya savaşı yürütülüyor. Devrim Muhafızları'na ait hesaplar, İran hava savunma sistemlerinin ABD füzelerini düşürdüğü anları gösteren görüntüler yayınlıyor. Her iki taraf da sivil kayıpları küçümserken, Birleşmiş Milletler çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe duyuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD'nin İran'a yönelik operasyonları sadece iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu'yu ve küresel enerji piyasalarını etkiliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol tankeri hareketliliği azalırken, petrol fiyatları son üç ayın zirvesine çıktı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin yanında yer alırken; Rusya ve Çin operasyonları sert bir dille kınadı. Avrupa Birliği, diplomatik çözüm çağrısı yaparken, Fransa ve Almanya taraflar arasında arabuluculuk girişimlerini hızlandırdı. İran'ın misilleme olarak İsrail ve ABD üslerine füze atabileceği yönündeki istihbarat raporları, bölgedeki gerginliği tırmandırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışması, Türkiye için doğrudan bir güvenlik riski oluşturuyor. Sınır komşusu İran'da devam eden savaş, Türkiye'nin Güneydoğu sınırında yeni bir mülteci akınına neden olabilir. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonist baskıyı derinleştirebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak ABD'nin yanında yer alsa da, İran'la olan ekonomik ve diplomatik ilişkileri nedeniyle iki ülke arasında denge politikası izlemek zorunda. Çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşmesi, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını da doğrudan etkileyebilir.