ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yıl önce işten çıkarılan eski federal çalışanlar, Trump yönetiminin kadro tasfiyesinin ülkeyi İran ve Ebola krizlerinde zor durumda bıraktığını söylüyor. Kongre’ye sunulan yeni bir yasa tasarısı, bu deneyimli diplomatların yeniden sınava girmeden göreve dönmelerine olanak tanıyacak. Eleştiriler, özellikle İran’daki nükleer müzakereler ve Afrika’daki Ebola salgını gibi kritik anlarda deneyimli personel eksikliğinin doğurduğu boşluğa odaklanıyor.
Tasfiyenin Perde Arkası: Trump Dönemi Personel Politikası
Trump yönetimi 2017’de göreve başladıktan kısa süre sonra, Dışişleri Bakanlığı’nda derin bir kadro değişimine gitti. Binlerce kariyer diplomatı ya işten çıkarıldı ya da istifaya zorlandı. Bakan Rex Tillerson’ın ‘yeniden yapılanma’ planı kapsamında, özellikle üst düzey uzmanlar ve bölgesel deneyime sahip memurlar hedef alındı. Resmi gerekçe ‘verimlilik’ ve ‘bürokrasiyi azaltma’ olsa da, eski çalışanlar bunun siyasi bir tasfiye olduğunu savunuyor.
İşten çıkarılanlar arasında İran masasında görev yapmış uzmanlar, Ebola ile mücadele eden sağlık diplomatları ve nükleer anlaşma müzakerelerinde yer almış isimler bulunuyor. Eski bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, “Bizi gönderdiler ama krizler gitmedi. Şimdi aynı insanlara ihtiyaç duyuyorlar” diyor.
Krizlerin Gölgesinde Geri Dönüş Çağrısı
İran’da ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından tırmanan gerilim, deneyimli diplomatların yokluğunda daha da karmaşık hale geldi. Benzer şekilde, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgını sırasında ABD’nin kriz yönetimi, bölgeyi tanıyan personel eksikliği nedeniyle aksadı. Yeni yasa tasarısı, bu tür boşlukları doldurmak için eski çalışanlara yeniden Dışişleri Sınavı’na girmeden başvuru yapma hakkı tanıyor. Tasarının arkasındaki milletvekilleri, ‘kriz anlarında tecrübenin önemini’ vurguluyor.
Ancak bazı Cumhuriyetçiler, bu adımın Trump’ın personel politikasını eleştirmek anlamına geleceği gerekçesiyle tasarıya karşı çıkıyor. Tasarının Senato’dan geçip geçmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin diplomatik kadro yapısındaki bu kriz, Türkiye’nin dış politikasını doğrudan etkilemese de bölgesel yansımaları açısından önem taşıyor. İran’da deneyimli diplomat eksikliği, ABD’nin Ortadoğu politikasında öngörülemezliği artırabilir. Bu durum, Türkiye’nin İran ve Suriye gibi dosyalarda Ankara-Washington hattında tutarlı bir pozisyon oluşturmasını zorlaştırabilir. Ayrıca, Ebola gibi küresel sağlık krizlerinde ABD’nin zayıflaması, Dünya Sağlık Örgütü gibi platformlarda Türkiye’nin etki alanını genişletebilir. Ancak uzun vadede, deneyimli diplomatların geri dönmesi, ABD-Türkiye ilişkilerinde sağlıklı bir diyaloğun tesisine katkı sunabilir.