ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'a yönelik askeri operasyonların bu gece de devam edebileceğini belirterek "Muhtemelen bu gece onları yine sert vuracağız" ifadelerini kullandı. Beyaz Saray'dan yapılan kısa açıklamada, saldırıların gerekçesine ilişkin detay verilmezken, Trump'ın sözleri bölgede yeni bir gerginlik dalgasını işaret ediyor. Amerikan savunma yetkilileri, operasyonların kapsamı ve hedefleri konusunda henüz resmi bir bilgi paylaşmadı. Gelişme, ABD-İran arasında son aylarda tırmanan gerilimin en somut askeri adımı olarak değerlendiriliyor.
Saldırıların arka planı ve hedefleri
Trump'ın bu çıkışı, ABD'nin son haftalarda İran'a yönelik artan askeri hazırlıklarının bir parçası olarak görülüyor. Geçtiğimiz hafta sonu Amerikan savaş uçakları, Basra Körfezi'nde İran Devrim Muhafızları'na ait olduğu belirtilen bazı hedefleri vurmuş, Tahran yönetimi bu saldırılara misilleme yapacağını duyurmuştu. Trump'ın 'bir kez daha' vurgusu, operasyonların devamlılığına işaret ederken, Savunma Bakanı Mark Esper savaş istemediklerini ancak gerektiğinde güç kullanacaklarını söylemişti. Analistler, ABD'nin İran'ın nükleer programını durdurmayı ve bölgedeki milis güçlerini zayıflatmayı hedeflediğini belirtiyor. Trump'ın seçim öncesi sert bir duruş sergileyerek İran'ı masaya çekmeye çalıştığı yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Yeni bir ABD saldırısı, Ortadoğu'da dengeleri altüst edebilir. Irak ve Suriye'deki İran yanlısı gruplar harekete geçebilir, Suudi Arabistan ve BAE gibi ABD müttefikleri risk altına girebilir. Petrol fiyatları dün yüzde 5'in üzerinde yükseldi, piyasalar olası bir Hürmüz Boğazı krizini fiyatlamaya başladı. İran'ın 2015 nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığı bu dönemde, Avrupa Birliği ve Rusya tarafları itidal çağrısı yapıyor. Çin ise enerji güvenliği endişesiyle Tahran'la diplomatik temaslarını artırdı. BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talepleri şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Trump'ın bu gece yapacağı olası bir saldırı, yalnızca İran için değil, tüm bölge için bir kırılma noktası olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran sınırında doğrudan bir çatışma riski taşımasa da, ABD-İran gerginliği Ankara'nın güvenlik ve enerji hesaplarını doğrudan etkiliyor. Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığı ve İran destekli milis grupların faaliyetleri, olası bir savaşta Türkiye için tehdit oluşturabilir. Ayrıca Türkiye doğalgaz ve petrolünün önemli bir kısmını bölgeden temin ettiği için Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanması enerji fiyatlarını yukarı çekecek, bu da Türk ekonomisine ek yük bindirecektir. Diplomatik açıdan bakıldığında, Ankara İran'la ticari ilişkilerini korumak ve ABD yaptırımları arasında denge kurmak zorunda. Bu nedenle Türkiye, tansiyonun düşürülmesi için arabulucu rolü oynamaya çalışacaktır.