ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı planını son anda iptal etmesi, küresel piyasalarda rahatlama yarattı. Wall Street'te hisse senetleri yükselirken, petrol fiyatları keskin bir düşüş kaydetti. Trump, 21 Haziran akşamı İran'ın bazı askeri hedeflerine yönelik saldırı emri verdiğini ancak sivil kayıpların boyutunu öğrenince operasyonu durdurduğunu açıkladı. Bu karar, Orta Doğu'da savaş riskini bir kez daha azaltarak yatırımcıların risk iştahını artırdı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD-İran gerilimi, geçen hafta İran'ın Kürtaj boğazı yakınlarında ABD'ye ait bir casus insansız hava aracını düşürmesiyle zirve yapmıştı. Trump, olayın ardından İran'a yönelik ekonomik yaptırımları sıkılaştırmış ve askeri seçeneklerin masada olduğunu belirtmişti. Ancak son anda yapılan bu geri adım, özellikle ABD Kongresi'ndeki bazı Cumhuriyetçiler ve askeri yetkililer arasında da endişeyle karşılanan bir hava harekatının önüne geçti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'Başkan Trump, İran'a karşı orantılı bir yanıtın yanlış hedeflere ve sivil kayıplara yol açabileceği gerekçesiyle saldırıyı durdurdu' denildi. Pentagon da geçici olarak bölgede ek askeri yığınak yapmayı dondurdu.
İran yönetimi ise ABD'nin bu hamlesini 'bir zafer' olarak nitelendirirken, Tahran'da diplomatik çözüm çağrıları yapıldı. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, 'ABD'nin istikrarsızlık arayışı bölgeyi felakete sürüklerdi' şeklinde konuştu. Bu gelişmeler ışığında, New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 1.2, Nasdaq yüzde 1.5 yükselirken, ham petrol fiyatları varil başına 55 dolar seviyelerine kadar geriledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Trump'ın geri adımı, Orta Doğu'da savaş riskini kısa vadede ortadan kaldırsa da ABD-İran gerginliğinin devam ettiği açık. Özellikle İran'ın nükleer programı, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve Körfez'deki petrol tankerlerine yönelik sabotajlar, bölgede tansiyonu düşük tutuyor. Uzmanlar, Trump'ın 2020 seçimleri öncesinde büyük bir askeri çatışmadan kaçındığını, ancak yaptırım ve ekonomik baskıyı artırabileceğini belirtiyor. Bu gelişme, ayrıca Avrupa Birliği ve Rusya gibi aktörlerin arabuluculuk girişimlerine de alan açabilir. Küresel piyasalar için belirsizliğin azalması, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ve borsaları için olumlu bir sinyal olarak algılandı. Ancak analistler, İran'ın misilleme olasılığı ve Hürmüz Boğazı'nın olası bir kapanması durumunda petrol arzında ciddi kesintiler yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD-İran gerginliğinden doğrudan etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. İran sınırı, enerji bağımlılığı ve bölgede jeopolitik denge arayışı, bu krizde Türkiye'yi önemli bir aktör haline getiriyor. Trump'ın saldırıyı durdurması, Türkiye'nin güney sınırında askeri bir çatışma riskini azaltırken, enerji maliyetlerindeki düşüş cari açık üzerinde olumlu etki yapabilir. Ancak uzun vadede ABD'nin İran'a yönelik yaptırım baskısı, Türkiye'nin İran ile ticaretini ve enerji ithalatını zorlaştırabilir. Türkiye, bir yandan ABD ile ipleri koparmamaya çalışırken diğer yandan İran ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sürdürmek zorunda. Bu dengeli politika, bölgesel istikrar için kritik öneme sahip. Gelişme ayrıca, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri operasyonlarının uluslararası meşruiyeti açısından da yakından takip ediliyor.