ABD Başkanı Donald Trump, Temsilciler Meclisi'nin İran'a yönelik askeri operasyonları sonlandırmayı öngören yasa tasarısını 'vatanseverlikten uzak' ve 'anlamsız' olarak nitelendirdi. Tasarı, 4 Cumhuriyetçi milletvekilinin de desteğiyle kabul edilirken, Kongre'deki muhalifler Trump'ın ilan edilmemiş bir savaş yürütme yetkisini sınırlamayı hedefliyor. Bugünkü oylama, başkanın İran ile askeri bir çatışmaya girme riskine karşı yasama organının endişelerini yansıtıyor.
Tasarının içeriği ve arka planı
Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen yasa tasarısı, 2001 ve 2002 yıllarında kabul edilen ve başkanlara geniş askeri yetkiler tanıyan 'Askeri Güç Kullanma Yetkisi' (AUMF) düzenlemelerini İran operasyonları kapsamında iptal etmeyi amaçlıyor. Söz konusu düzenlemeler, 11 Eylül saldırıları sonrasında El Kaide ve Taliban'a karşı savaş için çıkarılmış olsa da sonraki yıllarda Irak, Suriye ve diğer bölgelerdeki operasyonlara da dayanak oluşturdu. Tasarı, Trump yönetiminin İran'a yönelik 'azami baskı' politikası kapsamında artan askeri faaliyetlerin, Kongre onayı olmadan sürdürülmesini engellemeyi hedefliyor. Ocak 2020'de ABD'nin İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından tırmanan gerginlik, tasarının aciliyet kazanmasına yol açtı. Meclis Başkanı Nancy Pelosi, 'Bu oylama, başkanın savaş yetkisini kontrolsüz bir şekilde kullanmasına karşı anayasal sorumluluğumuzu yerine getirme çabasıdır' dedi.
Tasarı, Cumhuriyetçi Parti içinde de tartışma yarattı. Dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlarla birlikte oy kullanması, parti içinde Trump'ın İran politikasına yönelik rahatsızlığın boyutunu gösterdi. Bununla birlikte, Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'Bu anlamsız karar, başkanın ulusal güvenliği koruma yetkisini zayıflatmaktadır' denilerek tasarının veto edilebileceği sinyali verildi. Anayasa gereği, Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen bir yasa tasarısının yürürlüğe girebilmesi için Senato'dan da geçmesi ve başkan tarafından onaylanması gerekiyor. Senato'nun Cumhuriyetçi çoğunluk kontrolünde olması, tasarının yasalaşma ihtimalini düşürüyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Bu gelişme, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı ve İran ile olası bir çatışma senaryosu açısından kritik bir öneme sahip. Tasarının kabulü, ABD kamuoyunda savaş karşıtı seslerin yükseldiğini ve Kongre'nin başkanın dış politika kararlarına daha fazla denetim getirme isteğini ortaya koyuyor. İran cephesinde ise bu oylama, ABD'nin iç siyasetindeki bölünmeyi fırsata çevirme çabası olarak değerlendirilebilir. Tahran yönetimi, ABD'nin askeri tehditlerinin Kongre tarafından sınırlandırılmasını olumlu karşılasa da asıl belirleyici faktörün Senato ve Beyaz Saray'ın tutumu olduğunun farkında. Bölgedeki ABD müttefikleri, özellikle Suudi Arabistan ve İsrail, Kongre'deki bu hamleyi Washington'un bölgeye olan bağlılığının sorgulanması olarak görebilir.
Öte yandan, tasarının sembolik etkisi somut sonuçlarından daha büyük olabilir. Uzmanlara göre, Temsilciler Meclisi'nin bu adımı, başkanın savaş yetkisini sınırlama yönünde uzun vadeli bir anayasal mücadelenin başlangıcı olabilir. Geçmişte de benzer girişimler olmuş, ancak başkanların 'başkomutan' olarak anayasal yetkileri geniş yorumlanmıştır. Bugünkü oylama, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat kanattan gelen desteğin daha kapsamlı bir reform için zemin hazırlayıp hazırlamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika hesaplamaları açısından önem taşımaktadır. ABD'nin İran'a yönelik askeri yetkilerinin sınırlandırılması, bölgesel bir çatışma riskini azaltarak Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak tasarının yasalaşma ihtimalinin düşük olması, Trump'ın kendi takdir yetkisini kullanarak İran'a karşı yeni bir askeri harekât başlatma olasılığını ortadan kaldırmıyor. Türkiye, İran'la olan komşuluğu ve NATO üyeliği nedeniyle bu süreci yakından takip etmekte, olası bir çatışmada istikrarsızlığın sınırlarına sıçramasından endişe etmektedir. Bu nedenle Ankara, hem Washington hem de Tahran ile diplomatik kanalları açık tutarak denge politikasını sürdürmeye çalışmaktadır.