İsrail yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen hafta duyurduğu Hamas ile silahsızlanma anlaşması önerisine ilişkin ciddi endişeler taşıdığını bildirdi. İsrail'in açıklaması, Gazze Şeridi'ne düzenlenen hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu en az 17 kişinin hayatını kaybettiği haberinin ardından geldi. Saldırıların pazar gecesi ve pazartesi sabahı erken saatlerde yoğunlaştığı, ölenler arasında bir ailenin üyelerinin de olduğu belirtildi. Bu gelişmeler, ateşkes müzakerelerinin hassas bir dönemecinde yaşanırken, bölgede kalıcı bir barış umutlarını yeniden gölgeledi.
Anlaşmanın İçeriği ve İsrail'in Tepkisi
Başkan Trump'ın önerdiği plana göre, Hamas'ın elindeki tüm silahları bırakması ve askeri kanadını dağıtması öngörülüyor. Karşılığında, Gazze'nin yeniden inşası için geniş kapsamlı bir uluslararası yardım paketi ve Filistinlilere yönelik ekonomik teşvikler sunulması planlanıyor. Ancak İsrail hükümeti, anlaşmanın uygulanabilirliği konusunda kuşkulu. İsrailli yetkililer, Hamas'ın silahlarını teslim etme niyetinin samimi olmadığını ve anlaşmanın sadece zaman kazanmak için tasarlanmış bir taktik olabileceğini öne sürüyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Hamas'ın elindeki silahların etkin bir şekilde toplanması ve imhası sağlanmadan, böyle bir anlaşmanın bölgeye kalıcı istikrar getirmesi mümkün değildir" denildi.
Öte yandan, İsrail'in Gazze'ye yönelik hava saldırılarını sürdürmesi, anlaşma zeminini zayıflatıyor. Saldırılarda ölenlerin çoğunun sivil olduğu ve bazılarının Birleşmiş Milletler'e ait okullarda barındığı bildiriliyor. BM Genel Sekreteri António Guterres, artan sivil kayıplardan derin endişe duyduğunu ifade ederek taraflara itidal çağrısında bulundu. Gazze'deki sağlık yetkilileri, son 24 saatte en az 6 çocuğun hayatını kaybettiğini, toplam can kaybının ise 40 bini aştığını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamas'la silahsızlanma anlaşması, sadece İsrail-Filistin çatışmasının seyrini değil, aynı zamanda Orta Doğu'nun genel güvenlik mimarisini de yakından ilgilendiriyor. Bölge ülkeleri, özellikle Mısır ve Katar, ateşkesin kalıcılığı için arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak İsrail'in saldırıları, bu ülkelerin çabalarını sekteye uğratıyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in saldırılarını kınayarak, "Bu saldırılar, müzakerelerin devamını imkânsız hale getiriyor ve bölgeyi yeni bir çatışma sarmalına sürüklüyor" açıklamasında bulundu. Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı, anlaşma önerisinin hâlâ masada olduğunu ve tarafların bir an önce müzakere masasına dönmesi gerektiğini vurguladı. Ancak İsrail'in saldırıları, ABD'nin arabuluculuk rolünü de zora sokuyor; bölgede artan gerilim, İran ve Hizbullah gibi aktörlerin tepkisini çekebilir. Uzmanlar, Gazze'deki insani krizin derinleşmesi halinde, bu durumun tüm bölgeye yayılabilecek bir istikrarsızlığa yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteği ve bölgesel arabuluculuk çabalarını doğrudan ilgilendiriyor. Ankara, daha önce Hamas'la siyasi ilişkilerini sürdürürken, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için Katar ve Mısır'la koordineli hareket etmişti. Ancak İsrail'in saldırıları, Türkiye'nin insani yardım ulaştırma çabalarını da güçleştiriyor. Türkiye, uluslararası topluma, Gazze'deki sivillere yönelik saldırıların durdurulması ve siyasi çözümün önünün açılması için daha etkin bir baskı çağrısı yapabilir. Ayrıca, bu çatışmanın çözümsüz kalması, Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği projelerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye'nin, bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik girişimlerini artırması beklenir.