ABD Başkanı Donald Trump, 8 Şubat 2025'te yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer tesislerinde "en üst düzey" uluslararası denetime izin vermeyi kabul ettiğini iddia etti. Ancak İranlı yetkililer dakikalar içinde bu iddiayı reddederek, mevcut anlaşma metninde böyle bir taahhüdün yer almadığını duyurdu. İki taraf arasındaki bu açık çelişki, nükleer müzakerelerin ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini gözler önüne seriyor. Anlaşma taslağının henüz nihai halini almadığı ve Tahran'ın taleplerinin pek çok konuda Washington'un beklentilerinin gerisinde kaldığı belirtiliyor.
Müzakerelerin Arka Planı ve Tarihsel Bağlam
ABD'nin 2018'de JCPOA'dan çekilmesi ve ardından uyguladığı yaptırımlar, İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına neden olmuştu. Son haftalarda Viyana'da yeniden başlayan dolaylı müzakerelerde, uranyum zenginleştirme seviyesi ve denetimlerin kapsamı temel anlaşmazlık noktaları olarak öne çıkıyor. Trump'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ofisimdeki görüşmelerde İran'ın, uluslararası müfettişlerin her tesise anında erişimine izin verdiği konusunda mutabık kaldık" ifadeleri yer alırken, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, "Böyle bir anlaşma yoktur" açıklamasını yaptı. Uzmanlar, Trump'ın seçim vaatlerinden biri olan "nükleer anlaşma" söylemini güçlendirmek için bu tür iddialarda bulunabileceğini ancak Tahran'ın egemenlik hassasiyeti nedeniyle bu talebi kabul etmesinin zor olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İran'ın nükleer programı, Orta Doğu'daki güç dengelerini doğrudan etkiliyor. İsrail, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasına izin verilmeyeceğini sık sık yineliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de İran'ın nükleer ilerlemesine karşı kendi güvenlik önlemlerini artırıyor. ABD Başkanı'nın anlaşma konusunda iyimser bir tablo çizmesi, küresel piyasalarda ham petrol fiyatlarında kısa süreli bir düşüşe neden oldu; ancak belirsizlik sürüyor. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, tarafları diyalogdan kopmamaya çağırırken, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Rafael Grossi, denetim tartışmalarının çözülmemesi halinde bölgede güven bunalımının derinleşebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran nükleer anlaşmasındaki bu gelişmeler, Türkiye'nin güney sınırındaki güvenlik dinamiklerini yakından ilgilendiriyor. İran'ın nükleer silah sahibi olması, bölgede bir silahlanma yarışını tetikleyebilir ve Türkiye'nin nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden gündeme getirebilir. Öte yandan, anlaşma sağlanamaması halinde ABD yaptırımlarının artması, Türkiye'nin doğalgaz tedarikinde İran'a olan bağımlılığı nedeniyle enerji maliyetlerini yükseltebilir. Ankara, bir yandan İran'la ticari ilişkilerini sürdürürken, diğer yandan ABD'nin yaptırım politikalarına maruz kalmamak için hassas bir denge politikası izlemek zorunda. Bu nedenle Türkiye, taraflar arasında yapıcı bir diyalog ve istikrarlı bir anlaşma sağlanmasını desteklemektedir.