ABD Başkanı Donald Trump, 15-16 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne, İran’a karşı askeri destek talebini reddeden müttefiklerine duyduğu öfkeyle geliyor. Trump, geçen ay İran’a yönelik azami baskı politikasını sertleştirirken, Avrupalı müttefiklerin ve hatta bazı NATO üyelerinin bu girişime sıcak bakmadığını gördü. Beyaz Saray kaynakları, Başkan’ın zirvede müttefiklerden “sadakat” beklediğini ve bu talebini dile getireceğini belirtiyor.
Trump'ın İran politikası ve NATO'ya yansımaları
Trump yönetimi, 2018’de nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran’a karşı yaptırımları sıkılaştırdı ve askeri seçenekleri masada tuttu. Geçtiğimiz haftalarda İran’ın Körfez’deki petrol tankerlerine yönelik saldırıları ve Amerikan insansız hava aracının düşürülmesi, gerilimi tırmandırdı. Trump, İran’a karşı ortak bir askeri operasyon için NATO müttefiklerinden destek istedi ancak Almanya, Fransa ve İngiltere gibi kilit ülkeler, diplomasiden yana tavır alarak doğrudan askeri angajmana yanaşmadı.
ABD Başkanı, bu tutumdan rahatsız. Zirvede yapacağı konuşmada, İran tehdidine karşı NATO’nun 5. madde (ortak savunma) kapsamında daha güçlü bir dayanışma göstermesi gerektiğini vurgulaması bekleniyor. Ayrıca Trump’ın, Avrupalı müttefiklerin savunma harcamaları konusunda taahhütlerini yerine getirmemelerine yönelik eleştirilerini yinelemesine kesin gözüyle bakılıyor. Beyaz Saray, zirve öncesinde yaptığı açıklamada, “Müttefiklerin yük paylaşımı konusunda sorumluluk alması gerektiği net bir mesaj olacak” ifadelerini kullandı.
NATO zirvesinde bölgesel ve küresel boyut
NATO Zirvesi, sadece İran meselesiyle sınırlı değil; gündemde Rusya’nın saldırgan politikaları, terörle mücadele ve siber güvenlik gibi başlıklar da var. Ancak Trump’ın İran konusundaki kırgınlığı, zirvenin atmosferini belirlemede kilit rol oynayacak. ABD’nin NATO Büyükelçisi Kay Bailey Hutchison, geçen hafta yaptığı bir konuşmada, “NATO’nun İran tehdidini ciddiye alması ve ortak bir strateji belirlemesi gerekiyor” demişti. Buna karşılık NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ittifakın İran konusunda bir tutum geliştirdiğini ancak askeri operasyonlardan ziyade İstikrar ve güvenlik önlemlerine odaklandığını söylüyor.
Zirve, aynı zamanda ABD’nin İran’a karşı olası bir askeri hareketliliğe zemin hazırlaması açısından da izleniyor. Trump yönetimi, Basra Körfezi’ne ek askeri sevkiyat yaparken, müttefiklerden lojistik destek bekliyor. Bu beklenti karşılanmazsa, ABD’nin NATO içindeki rolünü yeniden değerlendirebileceği sinyalleri geliyor. Zirvede, İran’ın nükleer programına yönelik yeni yaptırımlar ve deniz güvenliği konularında da kararlar alınması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem NATO üyesi hem de İran’la komşu bir ülke olarak zirvede kritik bir konumda. Ankara, İran’a yönelik yaptırımları uygulamakta isteksiz davranırken, aynı zamanda İdlib ve Doğu Akdeniz gibi başka güvenlik önceliklerine sahip. Trump’ın sadakat talebi, Türkiye’yi zora sokabilir; zira Ankara, ABD’nin İran politikasına tam olarak katılmıyor ve Rusya ile yakınlaşması NATO içinde sorgulanıyor. Zirvede Türkiye’nin, İran konusunda bir arabulucu rolü üstlenmeye çalışması veya ittifak içindeki konumunu yeniden tanımlaması gerekebilir. Ayrıca, ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve İran’a yönelik baskılar, Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel dengeler açısından yeni riskler yaratıyor.