ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü İran ve İsrail'e “ateşi kesme” çağrısında bulundu. İki düşman ülke, beş haftalık savaşı durduran kırılgan bir ateşkesin ardından ilk kez birbirlerinin topraklarına saldırdı. İran, gece boyunca İsrail'e düzinelerce füze fırlatırken, İsrail de hava saldırılarıyla karşılık verdi. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İran ve İsrail durmalı. Bu çatışma kimseye fayda sağlamaz” ifadelerini kullandı. Beyaz Saray'dan yapılan resmi açıklamada ise Trump'ın ulusal güvenlik ekibiyle acil toplantı yaptığı ve tırmanışı önlemek için diplomatik girişimlerin başlatıldığı belirtildi.
Kırılgan Ateşkes ve Artan Gerilim
İran ve İsrail arasındaki son çatışma, geçen ay imzalanan ve beş haftalık yoğun çatışmaları sona erdiren ateşkesin ardından yaşanan en ciddi ihlal olarak kayıtlara geçti. Ateşkes anlaşması, uluslararası arabulucuların yoğun çabaları sonucu sağlanmış, ancak tarafların birbirlerine olan güvensizliği nedeniyle sürekli olarak ihlal edilme riski taşıyordu. İran'dan yapılan açıklamada, füzelerin “İsrail'in daha önceki saldırılarına misilleme” amacı taşıdığı belirtilirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Egemenliğimize yönelik her saldırıya en sert şekilde karşılık vereceğiz” dedi. Bölgedeki askeri kaynaklar, tarafların birbirlerine yönelik saldırılarının sınırlı çaplı olduğunu ancak tırmanma potansiyelinin yüksek olduğunu vurguluyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı alırken, Avrupa Birliği de taraflara itidal çağrısında bulundu.
Uzmanlar, bu son çatışmanın ateşkesin tamamen çökmesine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle İran'ın nükleer programı ve İsrail'in bu programa yönelik tehditleri, uzun vadeli bir gerilim kaynağı olarak öne çıkıyor. Enerji piyasalarında da hareketlilik yaşanırken, petrol fiyatları kısa süreli bir yükseliş gösterdi. Analistler, çatışmanın bölgesel boyuta sıçraması halinde küresel enerji arzında ciddi aksamalar olabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İran-İsrail çatışması, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da sarsma potansiyeli taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, son yıllarda İsrail'le ilişkilerini normalleştirme yolunda adımlar atarken, bu süreç İran'ın bölgedeki nüfuzuna karşı bir denge unsuru olarak görülüyordu. Ancak son çatışma, bu normalleşme çabalarını da tehdit ediyor. İran'ın müttefiki olan Hizbullah ve diğer vekil güçlerin de çatışmaya dahil olma ihtimali, bölgesel bir savaş senaryosunu gündeme getiriyor. Trump'ın çağrısı, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltma politikasıyla da uyumlu görünüyor; ancak birçok analist, Washington'ın müttefiki İsrail'i tamamen yalnız bırakmasının mümkün olmadığını düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-İsrail arasındaki bu yeni gerilim, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika dengeleri açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, hem İran hem de İsrail'le ihtilaflı konulara sahip; İran'la Suriye ve Irak'ta sahada karşı karşıya gelen unsurlar bulunurken, İsrail'le Doğu Akdeniz ve Filistin politikaları nedeniyle ilişkiler zaman zaman gerginleşiyor. Olası bir geniş çaplı çatışma, Türkiye'nin enerji tedarik rotalarını ve askeri varlığını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, çatışmanın sığınmacı akınlarına yol açması da Ankara için ek bir yük anlamına gelebilir. Türkiye'nin bu süreçte arabuluculuk rolü oynaması veya NATO ve diğer uluslararası platformlarda dengeli bir pozisyon alması bekleniyor.