ABD Başkanı Donald Trump, İran ile on yıllardır süren gerilimi sona erdirecek bir "anlaşma" (settlement) sağlandığını açıkladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı kısa açıklamada, "İran ile savaşı bitirecek bir anlaşma sağlandı. Detaylar yakında paylaşılacak" ifadelerini kullandı. Ancak Trump'ın bu açıklaması, İran tarafından henüz doğrulanmadı ve bölgede şüpheyle karşılandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise olaya temkinli yaklaşarak, "Herhangi bir anlaşmanın İsrail'in güvenlik çıkarlarını koruması gerektiğini" vurgulayan kısa bir yazılı açıklama yapmakla yetindi.
Anlaşmanın arka planı ve taraflar arasındaki müzakereler
Trump'ın duyurusu, ABD ile İran arasında yıllardır süren gergin ilişkilerin ardından geldi. 2018 yılında Trump'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) tek taraflı olarak çekilmesi ve İran'a ağır yaptırımlar uygulaması, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırmıştı. İran ise yaptırımlara karşı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak yanıt vermişti. Son aylarda Basra Körfezi'nde yaşanan tanker saldırıları, Suudi Arabistan petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı saldırıları ve ABD'nin Kasım Süleymani'yi öldürmesi gibi olaylar, bölgeyi savaşın eşiğine getirmişti. Trump'ın anlaşma açıklaması, bu gerilimin ardından yapılan yoğun diplomatik temasların bir sonucu olarak yorumlanıyor. Kaynaklara göre, Umman ve İsviçre aracılığıyla yürütülen müzakerelerde, İran'ın nükleer programının sınırlandırılması, yaptırımların hafifletilmesi ve bölgesel güvenlik konuları masadaydı.
Bölgesel ve küresel boyut: İsrail, Suudi Arabistan ve diğer aktörler
Anlaşmanın bölgesel dengeler üzerinde önemli etkileri olması bekleniyor. İsrail, İran'ın nükleer silah elde etmesine en şiddetli karşı çıkan ülke konumunda. Netanyahu'nun temkinli açıklaması, anlaşmanın İsrail'in güvenlik endişelerini ne ölçüde karşıladığına dair belirsizliği yansıtıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de İran'ın bölgesel nüfuzundan rahatsızlık duyuyor. Ancak son dönemde Suudi Arabistan'ın İran ile dolaylı görüşmelere başladığı haberleri gelmişti. Küresel ölçekte ise Avrupa Birliği ve Rusya, anlaşmayı olumlu karşılarken, Çin'in tepkisi henüz netleşmedi. Trump'ın anlaşma açıklaması, 2020 başkanlık seçimleri öncesinde dış politika alanında bir başarı gösterme çabası olarak da değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye açısından enerji arz güvenliği ve bölgesel istikrar başlıklarında kritik önem taşıyor. Türkiye doğal gazının önemli bir kısmını İran'dan ithal ediyor. Olası bir anlaşma ile yaptırımların hafiflemesi, enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca Suriye ve Irak'ta İran ile koordinasyon halinde yürüttüğü politikalarda yeni bir denklem oluşabilir. Ancak anlaşmanın kapsamı henüz netleşmediği için Türkiye'nin temkinli bir bekleyiş içinde olması bekleniyor. Bölgesel güç dengelerinin yeniden şekilleneceği bu süreçte, Türkiye'nin çıkarlarını korumak için diplomatik girişimlerini hızlandırması muhtemel.