Eski Savunma Bakanı Mark Esper, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koyma kararını 'doğru hamle' olarak nitelendirdi. Trump'ın ilk döneminde Pentagon'un başında bulunan Esper, CNN'de katıldığı programda yaptığı açıklamada, ablukanın İran'ın petrol ihracatını ve bölgesel faaliyetlerini kısıtlama hedefini desteklediğini belirtti. Karar, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmandığı bir dönemde geldi ve uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açtı.
Gelişmenin Arka Planı
ABD donanması, İran'a yönelik yaptırımların bir parçası olarak 2018'den itibaren liman blokajlarını uygulamaya koymuştu. Başkan Biden döneminde bu abluka gevşetilmiş, ancak Trump yönetimi geri dönüşle birlikte yeniden sıkılaştırmaya gitti. Esper, bu adımın İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis güçlerine verdiği destek konusunda 'bir mesaj niteliği taşıdığını' ifade etti. Eski bakan, 'İran'ın petrol gelirlerini kesmek, onların vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü istikrarsızlaştırma faaliyetlerini sınırlar' dedi.
Pentagon'daki mevcut yetkililer, ablukanın İran'ın ham petrol ihracatını günde 500 bin varil azalttığını tahmin ediyor. İran'sa bu tür önlemlere karşılık olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki transit güvenliği tehdit etme sinyali verdi. Uzmanlar, bu durumun küresel enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Abluka kararı, İran ve ABD arasında dolaylı müzakerelerin sürdüğü bir döneme denk geldi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin İran'a karşı sert tutumunu memnuniyetle karşılarken, Avrupa Birliği ve Çin daha ılımlı bir yaklaşım çağrısı yapıyor. Çin, İran'ın en büyük petrol alıcısı olarak ablukadan doğrudan etkileniyor. Rusya ise bu hamleyi 'uluslararası hukuka aykırı' olarak nitelendirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ablukayı 'ekonomik terörizm' olarak tanımlayarak, Tahran'ın bu adıma yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu açıkladı. Bu açıklama, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Bölgedeki deniz trafiğinin yüzde 20'sine ev sahipliği yapan boğazda, İran'ın olası misillemeleri küresel enerji arzını tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi yıllık 10 milyar dolar civarında. ABD'nin ikincil yaptırımları nedeniyle Türkiye, İran ile ticaretini ABD onaylı kanallar üzerinden yürütmek zorunda kalıyor. Yeni abluka, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve İran'dan doğalgaz ithalatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, NATO üyesi olarak ABD'nin müttefiki konumundaki Türkiye, bu tür yaptırım rejimlerinde denge politikası izlemekte zorlanıyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güney sınırlarına yönelik güvenlik tehditlerini de artırabilir.