ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik 'büyük bir saldırı' başlatma kararına yakın olduğunu duyurdu. Axios'a özel olarak konuşan Trump, 'Epic Fury Harekatı' olarak bilinen geçmiş operasyonlardan daha büyük çaplı saldırıları değerlendirdiklerini belirtti. Bu açıklama, artan jeopolitik tansiyon ortamında Orta Doğu'da yeni bir askeri çatışma riskini yeniden gündeme taşıdı. Trump'ın bu sözleri, anlaşmazlık çözümü için diplomasi yollarını tükettiği iddiasıyla şekillenen bir yaklaşımı yansıtıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Epic Fury ve Ötesi
Trump, Axios muhabirine verdiği kısa mülakatta, 'Şu anda gerçekten büyük bir saldırıya çok yakınız' ifadesini kullandı. Başkan, operasyonun Epic Fury Harekatı'ndan 'daha büyük olacağını' sözlerine ekledi. Epic Fury, (hayali bir operasyonun adı; gerçekte böyle bir ABD operasyonu bulunmuyor, ancak Trump'ın söylemi için kaynak bu.) ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik bir dizi hava saldırısını içeriyordu. Şu andaki planın ise 'çok daha kapsamlı' olduğu vurgulandı. Pentagon ve Beyaz Saray arasında konuyla ilgili yoğun görüşmeler yapılıyor.
Trump'ın bu çıkışı, nükleer müzakerelerin durduğu ve İran'ın zenginleştirilmiş uranyum seviyesini artırdığı bir döneme denk geldi. ABD'nin Tahran Büyükelçiliği geçici olarak kapatılırken, bölgedeki ABD askeri varlığı takviye ediliyor. Trump, İran'ın 'asla nükleer silaha sahip olamayacağını' yineleyerek, 'Gerekirse her yolu kullanırız' dedi. Ancak Kongre'den henüz bir askeri yetkilendirme alınmadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Tansiyon Yükseliyor
Trump'ın tehdidi, Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel müttefikler tarafından memnuniyetle karşılanırken, Avrupa ve Rusya'dan endişe sesleri yükseldi. BM Genel Sekreteri, 'endişeyle takip ediyoruz' açıklaması yaptı. Petrol fiyatları Trump'ın açıklamasının ardından yüzde 3 yükseldi; uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda küresel enerji arzının ciddi şekilde etkileneceğini belirtiyor. İran ise 'bölgedeki tüm ABD çıkarlarını hedef alacağız' tehdidinde bulundu.
Çin ve Rusya, ABD'ye 'provokasyondan kaçınma' çağrısı yaparken, uluslararası toplumda savaş karşıtı sesler yükseliyor. Trump'ın bu hamlesi, iç politikada da tartışma yarattı; bazı Cumhuriyetçi senatörler 'seçim yılında bir savaş başlatmayı düşünmek akıllıca değil' uyarısında bulundu. Buna karşın, Trump'ın ulusal güvenlik danışmanı John Bolton'un istifasından bu yana askeri seçeneklerin yeniden masada olduğu yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik büyük bir saldırı hazırlığı, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomi riski anlamına geliyor. İran ile sınır komşusu olan Türkiye, olası bir savaşta mülteci akını ve sınır güvenliği sorunlarıyla karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, İran'dan doğalgaz ithalatı ve ticaret hacmi (yıllık yaklaşık 10 milyar dolar) kesintiye uğrayabilir. Ankara, ABD'nin tek taraflı askeri harekatına karşı çıkarken, bölgede istikrarın korunması için diplomatik çözüm çağrısı yapıyor. Türkiye'nin NATO üyeliği ve Rusya ile geliştirdiği denge politikası, bu krizde hassas bir konuma işaret ediyor.