ABD, 2030'ların ortalarına gelindiğinde yaklaşık 187 bin doktor açığıyla karşı karşıya kalacak. Bu açığın temel nedeni, 1997 yılında federal asistanlık fonlarına getirilen sınırlama. Ülkedeki tıp fakülteleri her yıl daha fazla öğrenci mezun etse de, uzmanlık eğitimi için ayrılan federal kaynaklar sabit kaldı. Uzmanlar, bu durumun yalnızca sağlık sistemini değil, aynı zamanda ulusal güvenliği de tehdit ettiğini belirtiyor.
Asistanlık Fonu Sınırı ve Tarihsel Arka Plan
1997 yılında Kongre, Medicare aracılığıyla finanse edilen tıbbi asistanlık programlarına (residency) yönelik fonlara üst sınır getirdi. O dönemde ülkedeki doktor arzının yeterli olduğu düşünülüyordu. Ancak nüfus yaşlandıkça ve sağlık hizmetlerine talep arttıkça, bu sabit fonlama yetersiz kaldı. Tıp fakülteleri yeni mezun sayısını artırdı; fakat asistanlık kontenjanları neredeyse hiç değişmedi. Sonuç olarak, her yıl yüzlerce tıp mezunu, uzmanlık eğitimi alamadan sahaya inmek zorunda kalıyor veya başka ülkelere yöneliyor.
Bugün ABD'de 1 milyondan fazla doktor görev yapıyor. Ancak nüfus projeksiyonlarına göre 2036'da bu sayının en az 187 bin artması gerekiyor. Mevcut eğitim kapasitesiyle bu açığı kapatmak mümkün görünmüyor. Ülkenin kırsal bölgeleri ve düşük gelirli eyaletleri zaten doktor sıkıntısı çekiyor. Uzmanlar, açığın en çok birinci basamak sağlık hizmetlerinde, kadın doğum, psikiyatri ve genel cerrahide hissedileceğini söylüyor.
Ulusal Güvenlik Bağlantısı
Doktor açığı, yalnızca sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlamakla kalmıyor; aynı zamanda ülkenin savunma kapasitesini de zayıflatıyor. Orduda görev yapan sağlık personeli sayısı yetersiz. Askeri operasyonlarda yaralanan askerlerin tedavisi için sivil hastanelere bağımlılık artıyor. Ayrıca, biyolojik saldırılar veya salgın hastalıklar gibi durumlarda hızlı müdahale edecek doktor sayısı kritik önem taşıyor. ABD'nin küresel sağlık güvenliği taahhütleri de bu açıktan olumsuz etkileniyor.
Savunma Bakanlığı yetkilileri, doktor açığının askeri hazırlık seviyesini düşürdüğü uyarısını yapıyor. Özellikle denizaşırı üslerde ve gemilerde görev yapacak doktor bulmakta zorluk çekiliyor. Bu durum, ABD'nin aynı anda birden fazla cephede savaşma kabiliyetini sınırlayabilir.
Çözüm Arayışları
Kongre'de iki partili bir grup, asistanlık fonlarının artırılması için yasa teklifi hazırlıyor. Teklif, 2026'dan itibaren 10 yıl içinde 15 bin yeni asistanlık kontenjanı yaratmayı öngörüyor. Ancak bütçe açığı ve öncelikler nedeniyle bu önerinin geçmesi belirsiz. Sağlık Bakanlığı ise hemşirelik ve yardımcı sağlık personeli programlarını genişleterek açığı kısmen kapatmayı planlıyor. Uzmanlar, bunun yeterli olmayacağını savunuyor.
Bazı eyaletler kendi bütçeleriyle asistanlık programları açıyor. Kaliforniya ve New York gibi eyaletler, federal sınırı aşarak ek kontenjan sağladı. Ancak bu çabalar ulusal ölçekteki açığı kapatmaya yetmiyor. Tıp dernekleri, acil eylem çağrısı yapıyor. Amerikan Tıp Birliği (AMA), 1997 sınırının güncellenmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki doktor açığı, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme değil; ancak küresel sağlık güvenliği ve NATO bağlamında dolaylı sonuçları olabilir. ABD, askeri sağlık personeli sıkıntısı çekerse, ittifak içindeki yük paylaşımı sorgulanabilir. Ayrıca, ABD'li hastaların tedavi için yurt dışına yönelmesi, Türkiye'nin sağlık turizmi sektörüne talep yaratabilir. Öte yandan, Türkiye'de de benzer bir uzman doktor açığı bulunuyor; ABD'nin bu alandaki çözüm arayışları Türkiye için ders niteliğinde. Sağlık sistemlerinin ulusal güvenlikle bağlantısı, Türkiye'nin de göz önünde bulundurması gereken stratejik bir konu.