ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü İran'a yönelik yeni askeri saldırı planlarını durdurduğunu ve müzakerecilerin kırılgan bir ateşkesi genişletmeye yakın olduğunu açıkladı. Bu açıklama, Trump'ın birkaç saat önce İran'ın petrol endüstrisini hedef alarak çatışmayı tırmandırma tehdidinde bulunmasının ardından geldi. Trump, Beyaz Saray'daki açıklamasında, 'Barış anlaşması çok yakın. İran'la iyi bir anlaşma yapacağımıza inanıyorum. Yeni saldırılar gereksiz hale geldi' ifadelerini kullandı. Gelişme, Tahran ve Washington arasında aylardır süren gerginliğin ardından diplomatik bir çözüm umutlarını artırdı.
Anlaşmanın arka planı ve askeri tehditler
Trump yönetimi, son haftalarda İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle baskıyı artırmıştı. Başkan, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, 'İran'ın petrol gelirlerini tamamen kesmeye kararlıyız. Gerekirse yeni ve ezici bir askeri güç kullanırız' demişti. Ancak Perşembe sabahı yapılan acil toplantıda Trump'ın tutumu değişti. Beyaz Saray kaynaklarına göre, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin arabuluculuğuyla yürütülen gizli görüşmelerde, İran'ın nükleer tesislerinin denetlenmesi ve bölgedeki milis güçlerinin sınırlandırılması konusunda ilerleme kaydedildi. Uzmanlar, Trump'ın seçim öncesi barış vaadini gerçekleştirmek istediğini belirtiyor. Anlaşma sağlanırsa, 2015'teki nükleer anlaşmanın yerini alacak yeni bir çerçeve oluşturulacak.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, yaptığı yazılı açıklamada, 'Müzakereler yapıcı bir atmosferde devam ediyor. Ancak henüz nihai bir metin üzerinde mutabakata varılmadı' dedi. Zarif, Trump'ın tehditlerine de atıfta bulunarak, 'Tehdit dilinin yerini diplomasi almalı' ifadesini kullandı. Bu arada, İran Devrim Muhafızları Ordusu, askeri hazırlıkların sürdüğünü ancak siyasi sürece saygı duyduklarını bildirdi. Bölgesel güçler, anlaşmanın İsrail ve Suudi Arabistan'ın endişelerini gidermesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran arasındaki bu gelişme, Orta Doğu'nun istikrarı açısından kritik öneme sahip. Potansiyel bir anlaşma, Yemen, Suriye ve Irak'taki vekalet savaşlarını etkileyebilir. Ayrıca küresel petrol piyasalarında fiyatların düşmesine yol açabilir. Analistler, Trump'ın son dakika değişikliğinin seçim stratejisiyle bağlantılı olabileceğini, çünkü yeni bir askeri çatışmanın ekonomik maliyetinin ve kamuoyu desteğinin azalmasının riskli olduğunu belirtiyor. İran'ın başlıca alacaklılarından Çin ve Rusya, ABD'nin tek taraflı hamlelerine karşı uyarıda bulunmuştu. Anlaşma sağlanırsa, bu iki ülkenin de sürece dahil edilmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu gelişmeyi yakından takip etmektedir. ABD-İran arasındaki olası bir barış anlaşması, bölgedeki gerginliği azaltarak Türkiye'nin güvenlik endişelerini hafifletebilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların gevşemesi, Türk şirketlerinin İran pazarına erişimini kolaylaştırabilir. Ancak, İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzu konusundaki belirsizlikler, Türkiye'nin kendi çıkarları doğrultusunda dengeli bir politika izlemesini gerektirmektedir. Türkiye, hem ABD hem de İran'la diyaloğunu sürdürerek bölgesel istikrara katkıda bulunmayı hedeflemektedir.