ABD vadeli işlemleri, Başkan Donald Trump'ın İran ile yürütülen geçici ateşkesin sona erdiğini açıklamasının ardından keskin bir düşüş yaşadı. Yatırımcılar, Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilimin küresel enerji arzını tehdit edebileceği endişesiyle riskli varlıklardan kaçışa geçti. S&P 500 ve Nasdaq vadeli işlemleri yüzde 1'in üzerinde değer kaybederken, Dow Jones vadeli kontratları da benzer bir düşüş trendine girdi. Trump'ın açıklaması, daha önce Washington ile Tahran arasında varılan gayriresmî ateşkesin çöktüğünü işaret ediyor. Beyaz Saray'dan yapılan kısa bir yazılı açıklamada, "Geçici ateşkes artık yürürlükte değildir. İran'ın provokasyonları devam etmektedir" ifadeleri kullanıldı. Bu gelişme, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde ilerleme sağlanamaması ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürütülen çatışmaların yeniden alevlenmesiyle aynı döneme denk geldi.
Gelişmenin Arka Planı: Ateşkes Neden Çöktü?
ABD ile İran arasında yaklaşık altı aydır devam eden dolaylı müzakereler, özellikle Irak ve Suriye'deki vekil çatışmalarının durdurulması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması konularında bir mutabakata varılamaması nedeniyle tıkanmıştı. Trump yönetimi, Tahran'ın ateşkes şartlarını ihlal ettiğini ve Yemen'deki Husilere yönelik askeri desteği artırdığını iddia ediyor. Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin tutumunu "saldırgan ve güvenilmez" olarak nitelendirerek, ateşkesin sona ermesinin tüm sorumluluğunu Washington'a yükledi. Bölgedeki askeri uzmanlar, ateşkesin çökmesinin ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nda yeni bir deniz tatbikatı başlattığını ve bu durumun petrol tankerlerinin geçiş güvenliğini riske attığını belirtiyor. Ayrıca, İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine yönelik son hava saldırıları da gerilimi artıran faktörler arasında sayılıyor.
Yatırımcıların risk iştahını azaltan bir diğer unsur ise, jeopolitik belirsizliğin yanı sıra ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin endişeler. Fed yetkililerinin, enflasyonla mücadelede faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutabileceklerine dair sinyaller, zaten hassas olan piyasa dengelerini bozuyor. Trump'ın İran açıklaması, bu belirsizlik ortamında tetikleyici bir rol oynadı. UBS Global Wealth Management stratejistleri, müşterilerine gönderdikleri notta, "Orta Doğu'daki herhangi bir çatışmanın tırmanması, petrol fiyatlarında kalıcı bir artışa ve küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Bu, hisse senetleri için negatif bir senaryodur" uyarısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Petrol Fiyatları ve Piyasalar
Trump'ın duyurusunun hemen ardından Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,5 artarak 82 doların üzerine çıktı. Analistler, Hürmüz Boğazı'nda olası bir krizin petrol fiyatlarını 100 dolar seviyesine taşıyabileceğini öngörüyor. Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolunda yaşanacak bir aksama, özellikle Asya ve Avrupa ekonomilerini doğrudan etkileyecek. Aynı zamanda, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması durumunda, İran petrol ihracatının tamamen durması bekleniyor; bu da piyasada günlük 1,5 milyon varillik bir arz kaybı anlamına geliyor. Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi İran petrolünün başlıca alıcıları, alternatif tedarik kaynakları arayışına girmiş durumda.
Bölgesel güçler de gelişmeyi kaygıyla izliyor. Suudi Arabistan, ateşkesin sona ermesinin Yemen'deki savaşı yeniden alevlendirebileceğini ve bu durumun kendi güvenliğini tehdit edebileceğini belirtti. Birleşik Arap Emirlikleri ise diplomatik çözüm yollarının tükenmediğini vurgulayarak itidal çağrısında bulundu. Rusya, İran'a destek mesajı verirken, Avrupa Birliği her iki tarafı da diyaloğa davet etti. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), bölgedeki askeri varlığını artırmak için bir uçak gemisi grubunu Basra Körfezi'ne yönlendirdiğini açıkladı. Bu hamle, ABD'nin müttefiklerine güvence verme ve olası bir İran saldırısını caydırma amacı taşıyor. Ancak askeri kaynaklar, bu tür bir yığınak yapmanın istenmeyen bir kazayı tetikleyebileceği uyarısında da bulunuyor.
Finans piyasalarındaki satış dalgası sadece hisse senetleriyle sınırlı kalmadı. Altın fiyatları, güvenli liman talebiyle ons başına 2.400 doları aşarak tarihi zirvesine yaklaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 4,3'e gerileyerek yatırımcıların riskten kaçışını teyit etti. Dolar endeksi de yükselirken, gelişmekte olan ülke para birimleri baskı altında kaldı. Morgan Stanley analistleri, jeopolitik risk priminin önümüzdeki haftalarda piyasaların ana belirleyicisi olacağını ve portföylerde savunmacı bir duruş benimsenmesini öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile derin ekonomik ve enerji bağlarına sahip olması nedeniyle bu gelişmeden doğrudan etkilenecek. Ateşkesin sona ermesi, Türkiye'nin İran'dan ithal ettiği doğalgaz ve petrolün maliyetini artırabilir, ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, bölgede artan gerilim, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri varlığını ve PKK ile mücadelesini karmaşıklaştırabilir. Ankara, ABD ile İran arasında bir denge politikası izlemeye çalışırken, olası bir sıcak çatışma Türkiye'yi göç dalgaları ve sınır güvenliği sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilir. Türk diplomasisi, bu süreçte arabuluculuk rolleri üstlenerek bölgesel istikrara katkıda bulunmaya çalışacaktır.