ABD Başkanı Donald Trump ve İran arasında varılan 14 maddelik anlaşma, yaptırımların kaldırılması ve İran’ın yeniden imarına yönelik hükümler içeriyor. Anlaşmanın her bir maddesinin Çin’e avantaj sağladığını söylemek abartı olmaz. Pekin, Tahran’daki nüfuzunu artırırken, aynı zamanda bölgesel enerji ve altyapı projelerinde kilit rol üstleniyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Maddeleri
Trump yönetimi, İran’ın nükleer programını sınırlandırması ve bölgesel milis gruplara desteğini azaltması karşılığında, petrol ve bankacılık yaptırımlarını kademeli olarak kaldırmayı taahhüt etti. Anlaşma metninde, İran’ın altyapı, enerji ve ulaştırma sektörlerinde yeniden imar projelerine ABD’li olmayan şirketlerin öncelikli katılımına izin veren bir madde yer alıyor. Çin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında İran’da halihazırda yatırımları olan tek büyük güç konumunda. Anlaşmayla birlikte, Çinli firmaların İran’ın petrol sahalarını modernize etmesi, liman ve demir yolu projelerini üstlenmesi önündeki engeller kalkıyor.
Uzmanlara göre, anlaşma Çin’e Orta Doğu’da yeni bir “köprübaşı” sağlıyor. Çin, İran’ın enerji rezervlerine erişimini garanti altına alırken, aynı zamanda Basra Körfezi’ndeki askeri varlığını da meşrulaştırıyor. Anlaşma metninde, İran’ın nükleer tesislerinin uluslararası denetime açılması karşılığında, Çin’in bu tesislerde “teknik danışmanlık” yapmasına izin veren bir ibare bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu anlaşma, ABD’nin Orta Doğu’dan çekilme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanıyor. Trump yönetimi, İran’ı dengelemek için Rusya ve Çin’in bölgedeki etkisini kabul etmek zorunda kaldı. Anlaşma sayesinde Çin, İran petrollerinin en büyük alıcısı olma konumunu pekiştirirken, aynı zamanda Suudi Arabistan ve İsrail’in tepkisine yol açıyor. İsrail, anlaşmanın İran’ın nükleer kapasitesini tamamen durdurmadığını iddia ederken, Suudi Arabistan ise Çin’in bölgede artan askeri üs varlığından endişe duyuyor.
Anlaşma, aynı zamanda Asya-Pasifik’teki güç dengesini de etkiliyor. Çin, İran’daki ekonomik kazanımlarını, Afrika ve Latin Amerika’daki diğer yaptırım altındaki ülkelerle benzer modeller geliştirmek için kullanabilir. Uzmanlar, bu anlaşmanın ABD’nin yaptırım politikasının geleceği açısından bir emsal oluşturabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu anlaşma, Türkiye’nin enerji tedarikinde çeşitlilik arayışını doğrudan etkileyecek. İran yaptırımlarının kalkması, Türkiye’nin İran doğalgaz ve petrolüne erişimini kolaylaştırabilir. Ancak Çin’in İran’daki ekonomik nüfuzunun artması, Türkiye’nin Orta Doğu’daki ticari rolünü sınırlayabilir. Özellikle Kuşak ve Yol Girişimi’nin İran ayağı, Türkiye’yi bypass eden bir alternatif rota haline gelebilir. Türkiye, bu denklemde hem ABD hem Çin ile ilişkilerini dengelemek zorunda kalacak.