ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın sunduğu yedi günlük ateşkes teklifini reddetti ve Kasım ayındaki ara seçimlerin tamamlanmasının ardından yeni saldırılar başlatmayı planladığını yardımcılarına iletti. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin cuma günü konuya yakın yetkililere dayandırarak verdiği habere göre, Trump yönetimi Tahran'dan gelen geçici ateşkes önerisini yetersiz bularak geri çevirdi. Gazete, İran'ın müzakere çağrısının detaylarına ilişkin bilgi paylaşmadı ancak Trump'ın askeri seçenekleri masada tuttuğunu ve seçim sonrası dönemde daha sert bir tutum izleyeceğini belirtti.
İran'ın Ateşkes Teklifi ve ABD'nin Reddi
Habere göre İran, gerilimi düşürmek amacıyla yedi günlük bir ateşkes önerisi sundu. Ancak Trump, bu teklifi yeterli görmedi ve diplomasi yerine askeri baskıyı sürdürme kararı aldı. WSJ'ye konuşan yetkililer, Başkan'ın İran'la kapsamlı bir anlaşmaya varılması konusunda derin şüpheler taşıdığını ve mevcut müzakere çabalarının sonuçsuz kaldığını düşündüğünü aktardı. Trump'ın, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine yönelik endişelerini sık sık dile getirdiği biliniyor. Beyaz Saray'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi.
İran tarafından yapılan açıklamalarda ise ateşkes çağrısının bölgesel istikrarı sağlamak için önemli bir adım olduğu vurgulanmıştı. Tahran, ABD'nin yaptırımları ve askeri tehditleri altında müzakere etmeye sıcak bakmadığını ancak çatışmayı önlemek için geçici ateşkes önerdiğini belirtmişti. Trump'ın reddi, iki ülke arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceği yorumlarına yol açtı.
Seçim Sonrası Askeri Planlar
WSJ'nin haberine göre Trump, 6 Kasım'daki ara seçimlerin hemen ardından yeni askeri operasyonlar emri verebileceğini yardımcılarına söyledi. Seçim öncesi dönemde siyasi risk almak istemeyen Başkan'ın, seçim sonrası daha cesur adımlar atacağı değerlendiriliyor. Bu planlar, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını artırabileceği gibi, İran'a yönelik yeni yaptırımları da gündeme getirebilir. Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatını hedef alan yaptırımları sıkılaştırmayı ve bölgedeki müttefiklere ek askeri destek sağlamayı tartışıyor.
Pentagon kaynakları, olası bir askeri harekat için hazırlıkların sürdüğünü ancak nihai kararın Başkan'a ait olduğunu belirtiyor. ABD'nin Basra Körfezi'ndeki donanma unsurlarını güçlendirdiği ve bölgeye ek asker konuşlandırdığı bilgisi de haberler arasında. İran ise bu tür hazırlıkları provokasyon olarak nitelendiriyor ve karşılık vereceği tehdidinde bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Trump'ın olası saldırı planları, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeyi daha da bozabilir. İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla misilleme yapması ve Hürmüz Boğazı'nda petrol sevkiyatını tehdit etmesi ihtimali, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabilir. Avrupa Birliği ve Rusya gibi aktörler, taraflara itidal çağrısı yaparken, İsrail ve Suudi Arabistan gibi ülkeler ise İran'a karşı daha sert bir tutum izlenmesini destekliyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, çatışmanın yayılmasından duyulan endişeyi dile getirdi.
Ara seçimler öncesi ABD kamuoyunda İran konusunda bir bölünme yaşanıyor. Anketler, Amerikalıların büyük bir kısmının yeni bir savaşa sıcak bakmadığını gösteriyor. Ancak Trump yönetimi, İran'ın nükleer tehdidini öne çıkararak askeri seçeneği meşrulaştırmaya çalışıyor. İran'ın nükleer anlaşmadan (JCPOA) çekilme sinyalleri vermesi ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması, Batı başkentlerinde endişeyle karşılanıyor. Trump, 2018'de ABD'yi anlaşmadan çekmiş ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymuştu. Bu süreç, İran'ın anlaşmadan kalan taahhütlerini askıya almasına yol açmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin güvenlik ve enerji çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile uzun bir sınır paylaşıyor ve bölgedeki istikrarsızlık, sığınmacı akınları ve terör riskini artırabilir. Ayrıca Türkiye, İran doğalgazına bağımlı ve olası bir çatışma enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye, diplomatik çözümden yana tavır alarak taraflara itidal çağrısı yapıyor. ABD'nin yeni saldırıları, NATO içinde de farklılıklara yol açabilir; Türkiye, ittifak içinde İran'a karşı askeri bir harekata mesafeli durabilir. Bu nedenle Ankara, gelişmeleri yakından takip ediyor.
Öte yandan, Türkiye'nin İran ile ticari ilişkileri ve bölgesel dengelerdeki rolü, olası bir çatışmada arabuluculuk yapma potansiyelini artırıyor. Ancak ABD'nin yaptırımlarına uyması konusunda artan baskı, Türkiye'nin manevra alanını kısıtlıyor. Türkiye, hem Batı ile ilişkilerini hem de komşusu İran ile diyaloğunu korumaya çalışıyor.