Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Cumartesi günü Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve güneydeki Hamis Muşayt kentine düzenlediği balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını kınadı. KİK'ten yapılan açıklamada, saldırıların Suudi Arabistan'ın egemenliğine açık bir tecavüz ve sivillere yönelik acil bir tehdit oluşturduğu vurgulandı. Saldırıların bölgesel güvenliği ciddi şekilde sarstığı belirtildi.
Saldırıların Arka Planı ve Ayrıntılar
Husiler, son haftalarda Suudi Arabistan'a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını yoğunlaştırdı. Cumartesi günü yapılan saldırıda Riyad ve Hamis Muşayt kentleri hedef alındı. Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçleri, saldırıları önlemek için hava savunma sistemlerini devreye soktu. Husiler ise saldırıların Suudi Arabistan'ın Yemen'deki askeri operasyonlarına yanıt olarak düzenlendiğini öne sürüyor.
KİK açıklamasında, "Bu tehlikeli tırmandırma, krallığın egemenliğinin açık bir ihlali ve bölgesel barışa acil bir tehdittir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, uluslararası topluma Husilerin saldırılarını durdurmak için ortak hareket etme çağrısı yapıldı.
Suudi Arabistan yönetimi, saldırıların arkasında İran'ın olduğunu savunuyor. Tahran yönetimi ise Husilere silah sağladığı iddialarını reddediyor. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar, Yemen'deki savaşın sona erdirilmesi için çağrılarını sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, bölgesel bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten itibaren Husilere karşı askeri operasyonlar yürütüyor. Husiler ise zaman zaman Suudi Arabistan topraklarına saldırılar düzenliyor.
Son saldırılar, Körfez bölgesindeki gerilimin arttığı bir dönemde gerçekleşti. ABD yönetimi, İran ile nükleer anlaşma müzakerelerini sürdürürken, Husilerin saldırıları bölgesel istikrarı tehdit ediyor. KİK üyesi ülkeler, Suudi Arabistan'ın yanında yer alarak saldırıları kınadı.
Uzmanlar, Husilerin saldırılarının Suudi Arabistan'ın petrol altyapısını hedef alarak küresel enerji piyasalarını da etkileyebileceği uyarısında bulunuyor. Nitekim 2019'da Suudi Aramco tesislerine yapılan saldırılar, küresel petrol fiyatlarında geçici bir artışa neden olmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde taraflarla diyalog kanallarını açık tutmaya çalışırken, bölgesel istikrarın sağlanması için diplomatik çözümleri destekliyor. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin Körfez ile ilişkilerini ve enerji güvenliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde. Bu tür saldırılar, bölgede yeni bir gerilim dalgası yaratarak Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Yemen'deki insani krizin derinleşmesi, Türkiye'nin insani yardım politikalarını da etkiliyor.