ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la savaşı sona erdiren geçici anlaşması, onay oranını düşürürken siyasi yelpazenin her kesiminden –kendi destekçileri de dahil– eleştiri topladı. Anlaşmanın içeriği ve sonuçları, özellikle Trump’ın 2020 seçimlerinde kazandığı bazı kritik eyaletlerdeki seçmenler arasında hayal kırıklığı yarattı. Bu durum, Cumhuriyetçi Parti’nin Kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre’deki çoğunluğunu kaybetme riskini artırabilir.
Anlaşmanın içeriği ve seçmenlerin tepkisi
Julia Harte’nin haberine göre, 18 Amerikalı seçmenle yapılan son görüşmeler, anlaşmanın özellikle İran’ın nükleer programına yönelik kısıtlamaların yetersiz olduğu yönünde bir algı yarattığını ortaya koyuyor. Ohio, Pennsylvania ve Michigan gibi salıncak eyaletlerdeki seçmenler, Trump’ın “mükemmel anlaşma” vaadinin aksine, İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlamadığını ve Amerikan çıkarlarını yeterince korumadığını düşünüyor. Özellikle İran’ın Yemen ve Suriye’deki vekil güçleri üzerindeki etkisinin devam etmesi, anlaşmanın en çok eleştirilen noktalarından biri. Seçmenler, Trump’ın 2018’de çekildiği nükleer anlaşmaya benzer şekilde bu geçici anlaşmanın da İran’ı caydırmakta başarısız olduğunu ifade ediyor. Anlaşmanın detaylarına ilişkin şeffaflık eksikliği de bir diğer şikayet konusu. Beyaz Saray’ın anlaşmanın tam metnini kamuoyuyla paylaşmaması, komplo teorilerini besliyor ve güveni zedeliyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Anlaşma sadece ABD iç siyasetinde değil, uluslararası arenada da tartışma yarattı. İsrail ve Suudi Arabistan gibi ABD’nin bölgesel müttefikleri, anlaşmanın İran’ın nükleer silah elde etme potansiyelini ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle endişelerini dile getirdi. Avrupalı müttefikler ise, Trump’ın 2018’deki gibi tek taraflı adımlarla uluslararası mutabakatı zedelemesinden rahatsız. Öte yandan Rusya ve Çin, anlaşmayı ABD’nin Ortadoğu’daki etkisinin azalması yönünde bir fırsat olarak görüyor. Ekonomik boyut ise petrol fiyatlarındaki dalgalanmalarla kendini gösteriyor; anlaşma sonrası İran’ın petrol ihracatındaki belirsizlik küresel enerji piyasalarını etkiliyor. Trump yönetimi, anlaşmayı “tarihi bir başarı” olarak sunsa da, uzmanlar bunun sadece geçici bir ateşkes olduğunu ve kalıcı bir çözüm getirmediğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin güney komşusu İran’la ilişkileri ve bölgesel dengeler açısından kritik. Türkiye, İran’a yönelik yaptırımları delmeden enerji ticaretini sürdürmeye çalışırken, anlaşmanın belirsizliği enerji arz güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca, ABD-İran geriliminin azalması, Suriye ve Irak’taki Türk askeri varlığı üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak anlaşmanın kalıcı olmaması, Türkiye’yi hem ABD hem de İran’la dengeli bir politika izlemeye zorlayacak. Ankara, bu süreçte diplomatik girişimlerini artırarak bölgesel istikrara katkı sunmayı hedeflemeli.