WASHINGTON, 15 Haziran - Trump yönetimi ve İran liderliği, Pazar günü savaşı sona erdirme ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, küresel piyasalara önemli ölçüde rahatlama sağladı. Anlaşma, petrol fiyatlarının düşmesine ve uluslararası ticaret yollarının güvence altına alınmasına yol açtı. Ancak, anlaşmanın ayrıntıları ve uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri devam ediyor. Başkan Trump, anlaşmayı 'tarihi bir adım' olarak nitelendirirken, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, 'ulusal çıkarlarımızın korunduğu' bir mutabakata vardıklarını belirtti.
Anlaşmanın Arka Planı ve Şartları
Anlaşma, iki yılı aşkın süredir devam eden ve binlerce sivilin ölümüne yol açan çatışmaları sonlandırmayı hedefliyor. Resmi adıyla 'Hürmüz Barış Anlaşması', İran'ın nükleer programının sınırlandırılması, balistik füze denemelerinin durdurulması ve bölgedeki vekil güçlere verilen desteğin sona erdirilmesini içeriyor. Karşılığında, ABD'nin İran'a uyguladığı ekonomik yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve İran'ın petrol ihracatının yeniden başlaması öngörülüyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği uluslararası bir güç tarafından sağlanacak. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de dahil olduğu bölgesel bir güvenlik mekanizması kurulması planlanıyor.
Anlaşma metninde, insani yardım koridorlarının açılması, savaş esirlerinin değişimi ve Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması gibi maddeler de yer alıyor. İran, nükleer programını yeniden Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimine açmayı kabul ederken, ABD'nin İran Devrim Muhafızları'nı terör örgütü listesinden çıkarması bekleniyor. Anlaşma, ABD Senatosu'nun onayına sunulacak ve bu sürecin önümüzdeki haftalarda tamamlanması hedefleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma, Ortadoğu'da önemli bir güç dengesi değişikliğine işaret ediyor. Suudi Arabistan ve İsrail, anlaşmayı ihtiyatla karşılarken, İran'ın nükleer ve balistik füze kabiliyetlerinin sınırlandırılmamasından endişe duyuyor. Bu ülkeler, Trump yönetiminin İran'a verdiği tavizlerin bölgesel güvenliklerini tehdit edebileceğini düşünüyor. Öte yandan, Çin ve Rusya anlaşmayı memnuniyetle karşıladı. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, anlaşmanın tam olarak uygulanmasının aylar alabileceğini ve taraflar arasındaki güvensizliğin devam ettiğini belirtiyor.
Anlaşma, aynı zamanda Trump yönetimi için iç siyasette yeni riskler de barındırıyor. Cumhuriyetçi kanadın bir kısmı, anlaşmayı 'İran'a boyun eğme' olarak nitelendirirken, Demokratlar ise nükleer denetimlerin yetersiz olduğunu savunuyor. Başkan Trump, 2024 seçimleri öncesinde zafer kazanmış gibi görünse de, anlaşmanın getireceği maliyetler ve İran'ın niyetine duyulan güvensizlik, siyasi tartışmaları alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile savaşın sona ermesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını olumlu karşılayacaktır. Zira bu gelişme, enerji maliyetlerini düşürerek Türkiye'nin cari açığını azaltabilir ve İran ile ticaretin önünü açabilir. Ayrıca, bölgesel istikrar, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik çıkarları için de önem taşımaktadır. Ancak, anlaşma kapsamında İran'ın vekil güçlere desteğini kesmesi, Türkiye'nin bazı bölgesel aktörlerle ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türk dış politikası, anlaşma sürecini yakından izleyerek, hem İran hem de ABD ile dengeli bir tutum sergilemeye çalışacaktır.