ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Biarritz kentinde düzenlenen G-7 Zirvesi'nde İran ile yeni bir anlaşma taslağını savundu. Beyaz Saray, anlaşmanın şartlarını detaylandırarak, Trump'ın bu hamlesini diplomatik bir zafer olarak nitelendirdi. Anlaşma, İran'ın nükleer programını sınırlandırmayı ve bölgesel gerilimi azaltmayı hedefliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Trump, göreve geldiğinden beri İran ile varılan 2015 nükleer anlaşmasını 'kötü bir anlaşma' olarak nitelendirmiş ve 2018'de ABD'yi bu anlaşmadan çekmişti. Ancak son haftalarda, özellikle İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve Körfez'deki gerginliklerin tırmanmasıyla, Trump yönetimi yeniden müzakere masasına oturmaya yöneldi. G-7 Zirvesi'nde Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un arabuluculuğunda bir taslak üzerinde çalıştı. Taslak, İran'ın nükleer faaliyetlerini denetlemeyi, petrol ihracatını kısmen serbest bırakmayı ve bölgesel milis gruplarına desteği azaltmayı içeriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anlaşma taslağı, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemeyi amaçlarken, aynı zamanda Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel güçlerin tepkisini çekiyor. İran, anlaşmanın ekonomik yaptırımları hafifletmesini beklerken, ABD ise İran'ın bölgesel nüfuzunu sınırlandırmak istiyor. G-7 ülkeleri, özellikle Avrupa Birliği üyeleri, 2015 anlaşmasının korunmasını savunmalarına rağmen, Trump'ın yeni girişimine temkinli yaklaşıyor. Uzmanlar, bu anlaşmanın başarılı olması halinde Orta Doğu'da yeni bir diplomatik sürecin başlayabileceğini, aksi takdirde bölgesel gerilimin daha da tırmanabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la uzun bir sınıra sahip olup, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılamaktadır. Trump'ın İran anlaşması, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve bölgesel istikrarı doğrudan etkileyebilir. Anlaşmanın başarısı, İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesine ve Türkiye-İran ticaretinin artmasına yol açabilir. Ancak anlaşma sağlanamazsa, Körfez'deki gerginlik Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir. Ayrıca, ABD'nin İran politikasındaki bu değişim, Türkiye'nin NATO ve ABD ile ilişkilerinde yeni bir denge kurmasını gerektirebilir.