Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran ile nükleer anlaşmanın bu hafta sonu Avrupa'da imzalanabileceğini açıkladı. Trump, Avrupa'da bir basın toplantısında yaptığı konuşmada, tarafların anlaşmaya çok yakın olduğunu ve 'mükemmel bir anlaşma' beklediğini ifade etti. Anlaşma metninin son halinin Avrupa Birliği himayesinde Viyana'da veya Cenevre'de imzalanması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın bu açıklaması, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in geçtiğimiz günlerde 'müzakerelerde sona yaklaşıldığı' yönündeki sözlerinin ardından geldi. Taraflar, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yeniden canlandırılması için aylardır dolaylı müzakereler yürütüyor. ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle askıya alınan anlaşma, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı ve uluslararası yaptırımların kaldırılmasını öngörüyor.
Trump'ın anlaşma konusunda iyimser olması, bazı analistler tarafından seçim öncesi bir hamle olarak yorumlanıyor. Eski başkan, 2024 seçimlerine hazırlanırken dış politikada somut bir başarı göstermek istiyor. Ancak İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Kaynaklar, müzakerelerin son aşamada olduğunu ancak henüz kesin bir tarih verilemeyeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran nükleer anlaşmasının yeniden hayata geçirilmesi, Orta Doğu'da dengeleri kökünden değiştirecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Anlaşma, İran'a yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılmasını ve İran'ın nükleer programının denetlenmesini içeriyor. Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel aktörler, anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyor. Suudi yetkililer, daha kapsamlı bir anlaşma olmadığı takdirde bölgesel güvenlik tehditlerinin artacağı uyarısında bulundu. İsrail ise anlaşmanın İran'ın nükleer silah elde etmesine izin verebileceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Küresel enerji piyasaları da anlaşma haberlerine hassas. İran'ın petrol ihracatının yeniden başlaması, küresel petrol arzında artışa ve fiyatların düşmesine yol açabilir. Uzmanlar, anlaşmanın imzalanması halinde Brent petrolün varil fiyatının 10-15 dolar gerileyebileceğini hesaplıyor. Avrupa ülkeleri ise anlaşmayı destekliyor; Almanya ve Fransa, müzakerelerin olumlu sonuçlanması için diplomatik çabalarını yoğunlaştırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran nükleer anlaşmasının yeniden tesisi konusunda ılımlı bir pozisyon benimsiyor. Resmi olarak anlaşmayı destekleyen Ankara, İran'a yönelik yaptırımların kalkmasının enerji ithalatında maliyet avantajı sağlayacağını düşünüyor. Bununla birlikte, Türkiye, bölgesel güvenlik dengeleri açısından anlaşmanın İran'ın nüfuzunu artırmasından endişe duyuyor. Özellikle Suriye, Irak ve Kafkasya'da Ankara-Tahran arasında yaşanan rekabet, anlaşma sonrası yeni bir boyut kazanabilir. Enerji bağımlılığı ve komşuluk ilişkileri çerçevesinde Türkiye, anlaşmanın uygulanmasında yapıcı bir rol üstlenmeye çalışacaktır.