ABD Başkanı Donald Trump'ın, Tahran yönetimiyle bir anlaşmaya yaklaşıldığını duyurması, Perşembe günü Wall Street'te başlayan rallinin Asya piyasalarına da taşınmasını sağladı. Trump'ın bu açıklaması, küresel piyasaları altüst eden İran geriliminin diplomatik yoldan çözülebileceği umutlarını artırdı. Asya borsalarının Cuma gününe yükselişle başlaması bekleniyor. Japonya'da Nikkei 225 endeksinin yüzde 0,8, Hong Kong'da Hang Seng'in yüzde 0,6 ve Avustralya'da ASX 200'ün yüzde 0,5 artıda açılacağı tahmin ediliyor. Petrol fiyatları ise arz kesintisi endişelerinin azalmasıyla geriledi; Brent petrol 63 doların altına indi.
Trump'ın açıklamaları piyasalara umut verdi
ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile bir anlaşmaya 'çok yakın' olduklarını söyledi. "Bence onlar da bir anlaşma istiyor. Biz de istiyoruz. Bakalım ne olacak" diyen Trump, görüşmelerin olumlu ilerlediğini belirtti. Bu açıklamalar, son haftalarda tırmanan ABD-İran geriliminin ardından diplomatik bir çözüm sinyali olarak yorumlandı. Özellikle ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını artırması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırması, küresel piyasalarda belirsizlik yaratmıştı.
Wall Street'te endeksler Trump'ın açıklamalarıyla yükseldi. Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 1,2, S&P 500 yüzde 1,1 ve Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,3 artış kaydetti. Savunma ve enerji hisseleri gerilerken, havayolu ve perakende gibi tüketici odaklı sektörler öne çıktı. Piyasalar, gerilimin azalmasının küresel ticarete olumlu yansıyacağını değerlendiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İran geriliminin hafiflemesi sadece piyasaları değil, küresel enerji arzını ve jeopolitik dengeleri de etkiliyor. İran, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkeleri arasında yer alıyor. ABD ile olası bir anlaşma, İran'ın petrol ihracatını artırabilir ve küresel petrol arzını rahatlatabilir. Bu durum, özellikle yüksek petrol fiyatlarından etkilenen gelişmekte olan ülkeler için olumlu. Öte yandan ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının kaldırılması veya hafifletilmesi, Çin ve Hindistan gibi büyük ithalatçıların enerji maliyetlerini düşürebilir.
Trump yönetiminin İran'a karşı 'maksimum baskı' politikası izlediği bir dönemde gelen bu anlaşma sinyali, ABD dış politikasında da yankı uyandırdı. Bazı analistler, Trump'ın 2020 seçimleri öncesinde dış politikada somut bir başarı göstermek istediğini belirtiyor. Ancak İran tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Tahran'ın ABD'nin geri adım atması ve yaptırımların tamamen kaldırılması noktasında ısrarcı olduğu biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye için bir dizi fırsat ve risk barındırıyor. Türkiye, enerji ithalatının önemli bir kısmını İran ve diğer Ortadoğu ülkelerinden karşılıyor. İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi, Türkiye'nin daha uygun fiyatlarla enerji almasını ve iki ülke arasındaki doğal gaz ve petrol ticaretini artırabilir. Ayrıca bölgesel gerilimin düşmesi, Suriye ve Irak'taki istikrarsızlığın azalmasına da katkı sağlayabilir. Ancak ABD ile İran arasındaki yakınlaşma, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını daraltabilir. Türkiye, özellikle Suriye'de İran destekli güçlerle zaman zaman karşı karşıya geliyor. Anlaşma, ABD'nin bölgeden çekilme sürecini hızlandırırsa, Türkiye'nin sınır güvenliği konusunda daha fazla inisiyatif alması gerekebilir.