Birleşmiş Milletler, 22 Eylül (Reuters) - ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, İran ile nükleer programı konusunda 3 Kasım'daki ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşmaya varılacağını düşündüğünü belirtti. Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda gazetecilere verdiği demeçte, "Seçimden hemen sonra bir anlaşma yapacağımıza inanıyorum çünkü mantıklı olan bu" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymasının ardından Tahran yönetimiyle artan gerilim ortamında geldi.
Yaptırımlar ve artan tansiyon
Trump yönetimi, 2018 Mayıs ayında İran ile 2015 yılında imzalanan ve İran'ın nükleer programını sınırlandırmayı amaçlayan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JOAP) adlı anlaşmadan tek taraflı olarak çekildi. Ardından ABD, İran'a yönelik ekonomik yaptırımları kademeli olarak yeniden yürürlüğe koydu. Bu yaptırımlar, İran'ın petrol ihracatını ve bankacılık sektörünü hedef alarak ülke ekonomisini ciddi şekilde sarstı. İran ise anlaşmadan kalan diğer taraflarla (Almanya, Fransa, İngiltere, Rusya ve Çin) görüşmelerini sürdürse de, ABD'nin yaptırımlarına karşı koymakta zorlanıyor.
Trump'ın açıklaması, Beyaz Saray'ın İran konusunda "maksimum baskı" politikasını sürdürdüğü bir dönemde geldi. ABD yönetimi, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için kapsamlı bir anlaşma istiyor; ancak İran, önce yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, "İran ile bir anlaşma yapmak istiyoruz, ancak onların da istemesi lazım. Şu anda müzakere etmeye hazır değiller. Belki de seçimden sonra hazır olurlar" dedi. Bu sözler, Trump'ın İran'a yönelik tutumunda bir yumuşama sinyali olarak yorumlandı.
Seçim takvimi ve diplomatik beklentiler
ABD'de 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler, Temsilciler Meclisi'nin tüm üyeleri ve Senato'nun üçte birinin yenileneceği kritik bir siyasi süreç. Trump, seçim öncesinde İran ile bir anlaşma yapmanın siyasi olarak riskli olabileceğini düşünüyor olabilir; zira anlaşmanın sağlanamaması durumunda seçmen nezdinde zayıf görünebilir. Öte yandan, seçim sonrası dönemde Trump'ın elinin daha rahat olacağı ve İran ile kapsamlı bir anlaşma için adım atabileceği belirtiliyor. Uluslararası ilişkiler uzmanları, Trump'ın açıklamasını "seçim sonrası için bir kapı aralama" olarak değerlendiriyor.
İran tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD'nin yaptırımları kaldırmadan müzakere masasına dönmeyeceğini net bir şekilde ifade etmişti. İran lideri Ayetullah Ali Hamaney de ABD ile doğrudan görüşmelere sıcak bakmadığını defalarca dile getirdi. Dolayısıyla Trump'ın iyimser açıklamasına rağmen, taraflar arasındaki derin güvensizlik ve farklı öncelikler nedeniyle anlaşma ihtimali hâlâ belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran nükleer anlaşması, sadece ABD ve İran'ı değil, aynı zamanda Orta Doğu'nun güvenlik mimarisini ve küresel enerji piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. ABD'nin yaptırımları sonrası İran'ın petrol ihracatı günlük 2,5 milyon varilden 500 bin varilin altına düştü. Bu durum, küresel petrol arzında dalgalanmalara yol açarak fiyatları etkiledi. Bir anlaşma sağlanması hâlinde İran petrolünün yeniden piyasaya dönmesi ve fiyatların düşmesi bekleniyor. Ayrıca, İran'ın nükleer programını sınırlandırması, bölgede Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkelerin güvenlik endişelerini azaltabilir.
Öte yandan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, Avrupa ülkeleriyle transatlantik ilişkilerde de gerginliğe neden oldu. Avrupa Birliği, İran ile ticaretini sürdürmek için INSTEX adlı özel bir mekanizma kurdu; ancak bu mekanizma henüz istenen etkiyi yaratamadı. Trump'ın seçim sonrası anlaşma sinyali, Avrupa başkentlerinde temkinli bir iyimserlikle karşılandı. Analistler, olası bir anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayabileceğini, ancak İran'ın balistik füze programı ve bölgesel müdahaleleri gibi konuların hâlâ çözüm beklediğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerilimi ve olası bir anlaşma, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran ile uzun bir sınırı olan ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılayan bir ülke. Yaptırımlar nedeniyle Türkiye, İran'dan petrol ve doğal gaz alımında zorluklar yaşadı; ancak 2019'da ABD'nin yaptırım muafiyeti tanımasıyla ticaret bir miktar rahatladı. Olası bir anlaşma, Türkiye'nin enerji güvenliğini olumlu etkileyebilir ve bölgesel ticaretin canlanmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki yumuşama, Suriye ve Irak gibi hassas bölgelerde Türkiye'nin manevra alanını genişletebilir. Ancak Türkiye, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarına tam olarak uymadığı için zaman zaman Washington ile sorunlar yaşadı. Bir anlaşma, bu tür anlaşmazlıkları azaltabilir. Yine de İran'ın nükleer kapasitesi ve bölgesel politikaları, Türkiye için güvenlik endişesi olmayı sürdürüyor. Bu nedenle Türkiye, gelişmeleri dikkatle izleyerek kendi ulusal çıkarlarını korumaya odaklanacaktır.